hayat danışmanı

need some sleep.
son zamanlarda çok fazla kendimden bahsediyorum biliyorum ama, hazır fırsatını bulmuşken hiçbir zaman çıkaramadığım "son zamanlardaki dertlerimi" çıkarmak istiyorum. kusuruma bakmıyorsunuz değil mi? teşekkür ederim, ben de sizi çok seviyorum. ben bu yazıyı yazarken zakkum'dan biraz uyu parçasını dinliyorum.

"gelmiyorsa artık yardıma, bir zamanlar ağladığın omuzlar" diye giriyor şarkıya zakkum. o an bu grubun içinizden birisi olduğunu anlıyorsunuz zaten, hemen kabul ediyorsunuz kendinize. sonra "tanımıyorsa artık gözlerin, aynadaki şu sessiz ve yorgun adamı" diye devam ediyor. işte tam bu sözü dinlerken kendinizi şarkının içinde buluyor musunuz merak ediyorum. bulmuyorsanız söyleyin, sorun bende deyip vurayım kendimi taramalı tüfekle.

"ve artık, başaramıyorsan; olsun, olsun varsın şimdi uyu, biraz uyu." diye devam ediyor şarkı. ah be zakkumum, ah be güzelim; başaramıyorum, olsun deyip uyuyorum 2-3 aydır ama hiçbir işe yaramıyor be bebeğim.

canım, canım çok sıkılıyor. hani karabasanları anlatırlar büyüklerimiz, yaşamışlarımız; sıkı sıkı sarılır bir şey sana derler. kafanızı kaldıramadığınızı, nefesinizin daraldığını, aklınıza gelenleri yapamadığınızı söylerler. işte o haldeyim ben de; kafamı kaldırabiliyorum, nefesim daralmıyor ama aklıma gelenleri yapamıyorum. başarısızlık, adımın eş anlamlısı olmuş olmalı.

ne isterdim biliyor musunuz? bir ajansta çalışmayı. parası falan önemli değil, zaten açığı milli piyangonun bana çıkacak olan 10 trilyonu ile kapatırdık. bursada, üniversite okurken diğer taraftanda sürekli iş arkadaşlarımın olduğu bir ajansta çalışmayı isterdim. fikir alışverişleri yapardık, şunun şurası şöyle olsun diye düşünür işimizi yapmaya çalışırdık. kaliteli bir firma olmak için elimizden gelen her şeyi yapardık falan falan.

ama ne oldu biliyor musunuz? ne ben bir ajansta çalışacak kadar iyi bilgisayar kullanıcısı oldum, ne de ajanslar beni işe alacak kadar fedakar. ne insanlar hayallerini gerçekleştirme peşinde olan insanların peşinden koştu; ne de hayallerini gerçekleştirmek isteyenler insanları bulabildi.

sürekli yüzüme vurulan beceriksizlik ben oldum. dedim ya, "başarısızlık, adımın eş anlamlısı oldu.".

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?