bir arkadaşım yazmayı bıraktı, ben hayata küstüm.

filmlerde gördüğüm kadarıyla, hindistanda çeşitli tarikatlarda ders gören herkesin bir bilgesi vardır. bu bilge, çok bilmiştir; her şeyi bilir, her şeyin yoluna gireceğini, her şeyin düzeleceğini. öğrencilerine güçlü olmayı öğretir, hayata pozitif bakmayı öğretir, kuvveti öğretir, ve özellikle "ne olursa olsun, her şeyin yoluna gireceğini" öğretir.

cem adrian, aylin aslım'la şarkı yaparken ne güzel düşünmüş soru sormayı; "herkes gider mi?" demeyi. dün, "abla" dediğim insan yazmayı bırakmış. bloguna girdiğim zaman gördüm böyle bir şey olduğunu. başlıkta aynen şöyle yazıyordu, "ve ceyeka gider." 
ben bilmiyorum cem adrian'ım. "herkes gider mi" bilmiyorum. ama "ceyeka" gitti.


veda konuşmasının başlangıcında şöyle başlamış:
hani size her şey düzelecek bir yerden sonra inanıyorum demiştim ya. o yalan işte hiçbir şey değişmeyecek.
bu kısmı okumayarak geçmeye çalıştım. ikinci paragrafa atladım mesela, ama aklım hep bu cümleye gitti. üçüncü paragrafa geçerken bile aklım bu cümledeydi. insanlara "ceyeka yazmayı bırakmış" şeklinde şaşırtıcı cümleler kurarken bile aklım hep bu paragraftaydı. aşka küstüğüm zaman "abla, ben aşka inanmıyorum" artık demiştim ben ona. ve o da, "her şey düzelecek, buna inan" demişti. her şeyin düzeleceğine inandım, her şey düzelecek dedim. "neden her şey yoluna girecek biliyor musunuz?" diye bir yazı yazdım. ve sevgilim dışında buna inanan tek insan, gitti. arkasında "hiçbir şeyin düzelmeyeceğini" söylediği bir söz ile birlikte.


kendime çok acıyorum biliyor musun blogum? ceyeka'nın tam olarak 1298 izleyicisi vardı. nereden baksan 4-5 aydır tanıyorum ben onu, ve hiç duymadım "yazar olmak istiyorum" dediğini. düşünebiliyor musun blogum? tam 1298 izleyicisi var ve içinden hiç geçmedi belkide kitap yazmak. yazar olmak. benimse 18 izleyicim var. 18i de beni izlemiyor, biliyorum. sadece orada gözüküyorlar. yorum yapmıyorlar, okumuyorlar, hatta yazdığım şeyleri görmüyorlar bile.

yayınladığım bir yazıyı sadece 35 kişi okuyor. o da benim "blogumda yeni yazı yayınladım, bakar mısın?" diyişlerimle, insanlara paylaşmamla. bense diyorum ki "hayatımı yazı yazarak kazanmak istiyorum, yazar olmak istiyorum.". içim acıyor be blogum.

sevgilimle az önce tripleştik. uyumaya gidiyorum dedim ama "uyuyamayacağımı" biliyordum. sana geldim, içimdekileri dökmek istedim. içim öyle acıyor ki; bazen damarlarımda akan kanın tüm vücuduma boşluk salgıladığını düşünüyorum. o kadar boş hissediyorum ki kendimi; hiç, hiçbir şeyi olmayan bir dilenci gibi. para da dilenmiyorum. insanlardan beni okumasını dileniyorum, beni hor görmemesini dileniyorum mesela. "allah razı olsun abicim" diyesim geliyor sonunda ama sırf ayıp olmasın diye, dilenciye daha çok benzemeyeyim diye söyleyemiyorum.

dün birisi geldi. "o kadar şey yazıyorsun, çok güçlüsün. bu kadar şey yaşadın ve her şeye rağmen bi şeylerin düzeleceğine inanıyorsun." dedi. ceyeka'nın ilk haberini aldığımda ona bunu söylemek istedim ben, söyledim de. bana verdiği cevap "ben mi güçlüyüm, öyle hissetmiyorum da" oldu.

şimdi "sen çok güçlüsün" diyenlere buradan basın toplantısı düzenlemek istiyorum.

15 eylül 2011 tarihlerinde insanlar bana sürekli "çok güçlüsün" diyip duruyorlardı. onlara cevap olarak bir profil resmi yapmıştım. profil resminde şu yazıyordu: yaptığım tek şey, sabahtan akşama kadar bilgisayar başında oturup bir şeyler yazmak. ben mi güçlüyüm? ben mi istesem yaparım? güldürmeyin. bir boka yaramıyorum işte.


tam olarak 15 eylül 2011 de yayınlamıştım ben bu resmi. bu gün 26 ocak 2012. aynen şunu söylüyorum: yaptığım tek şey, sabahtan akşama kadar bilgisayar başında oturup "kimsenin okumadığı" bir şeyler yazmak. ben mi güçlüyüm? ben mi istesem yaparım? güldürmeyin. bir boka yaramıyorum işte.


bu yazıyı kimseye paylaşmayacağım blogum. sadece bloguma yazacağım, "yayınla" tuşuna basacağım ve öyle bekleyeceğim işte. kaç takipçim var bilmek istiyorum. ben olmadan "kaç kişi beni okuyor" bilmek istiyorum.

bi de şunu eklemek istiyorum blogum: "ben mi iyi yazıyorum? ben mi kitap basabilirim? ben mi kitap satabilirim? yaptığım tek şey 'insanlar hep yalan söyler' dediğim halde 'çok güzel yazıyorsun' dediklerinde inanmak. kendimle bile çelişiyorum. ben mi blogum? ben mi? ben hiçbir şeyim."

Yorumlar

  1. Düzelecek bir şeyler düzelmek zorunda hala bir yerlerde bunu düşünmeden edemiyorum. Sadece değişeceğine olan inancımı kaybettim ama umut işte bitmiyor. Çok teşekkür ederim. İki gündür benim için yapılan en güzel şeylerden birisi bu post. Ben her zaman yakınında bir yerlerdeyim biliyorsun. Sadece yeni postlar yazmıyorum bir süre o kadar.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?