ben deliriyorum da, kimse bilmiyor.


bu sefer açtım, bak bu sefer yazacağım. her seferinde takılan kollarımın, ellerimin, düşüncelerimin takılmaması için her şeyi yapacağım. durmayacağım hatta, sonuçta bu yazı benim; şu an okuduğun şey, aslında benim.

deliriyorum galiba. bazen herkesin içinde mutsuz hissediyorum kendimi, etraf kararıyor böyle. sesler, camdan dolayı duyulmayan o ufak gürültülere dönüyor. bi şeyler duyuyorum, bi şeyler diyorlar aslında orada olmayan insanlar. saçlarım kaşınıyor, yokluğunu bildiğim şeyler konuşuyor biliyorum konuşuyorlar! dalga geçme benimle, "onları duyduğunu söyle!", duyuyorsun musun? duyduğunu söyle! ne olur, duyduğunu söyle?

çığlıklar atıyorlar "sizden nefret ediyoruz!" diye. hatta benimle konuşuyorlar, bak birisi yanıma geliyor; o, sarışın ve uzun saçlı olan. gözleri mavi, burnu ufak. dudakları henüz kimseyi öpmemiş bir bebeğinki kadar küçük. teni pürüzsüz, mükemmel şey üzerime doğru geliyor görüyor musun? gördüğünü söyle be lanet olası, görüyor musun?

"neden buradasın" diyor, "neden buradayım" diyorum. "bilmiyorum, sen biliyor musun? etrafındakileri görüyor musun? onlar bizi duymuyor, görmüyor" diyorlar. yanımdakine "görüyor musun? bunu görüyor musun? benimle konuştuğunu görüyor musun, söylediklerini duyuyor musun söylesene!" diyorum. "bağırma, duyamaz, göremez" diyor. gözlerim, gözlerim yanıyor; iki damla gözyaşı akıyor. "peki bunu görüyor musun?" diye fısıldıyorum yanımdakine, "gözyaşlarımı" diyorum, "gözyaşlarımı görüyor musun?". susuyorum, onlar beni bile duymuyorlar, onları nasıl duysunlar ki diye geçiriyorum aklımdan.

"sevmek" diyor, "hani senin o inandığın sevmek, aslında buralarda değil." diyor. "sen ne bilirsin" diyorum, "sen hiç sevdin mi? delicesine sevdiğin halde en uzun ilişkin 3 ay sürdü mü?". bakıp gülümsüyor bana o mükemmel saçlı sarışın, "sen, gerçekten hiç sevdin mi? delicisine sevdiğin halde kavuşamadığın oldu mu?" diyor.

gidiyor.

daha hiçbir şey konuşmadan, hiçbir şey sormama izin vermeden gidiyor. "dur, nereye gidiyorsun" diye bağırıyorum arkasından; etrafımdakiler bana bakıyor, deli dermiş gibi bakıyorlar korkuyorum. "kimle konuşuyorum, o kim? neden kimse bunları bilmiyor, neden?" diyorum.

ben diyorum da, "kimse duymuyor".
ben deliriyorum da, "kimse bilmiyor".

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?