bir dal sigara.

küçükken çok tatlıydım, kendimi övmek için söylemiyorum. tontiş olan tüm bebekler küçükken tatlıdır.

küçüklüğümü pek hatırlamıyorum. annem arada sırada anlatır, ben de öyle hatırlarım. şu da öyle bir anımdır işte: o zamanlar abim sigara içerdi, ben küçüktüm. "hayat bilgisi" diye verilen derste öğrenmiştim sigaranın insanın ciğerine verdiği zararı. abim sigara içtiği zaman ona, o küçücük halimle acırdım. annemle başbaşa kaldığım zaman dışa vururdum bunu: "anne abim niye sigara içiyoy? ben abime söylicem, içmesin. hem sigara sağlığa zararlıymış bilmiyo mu? ben söylersem bırakıy.".

bu kafa yapısıyla 19 sene idare ettim. daha sonra abim sigarayı bıraktı, babam sigarayı bıraktı, çoğu tanıdığım sigarayı bıraktı. bense üniversiteye gittim; bir baktım "elimde sigara vardı".

insanların "neden sigara içiyorsun?" sorusuna cevap vermeyi sevmiyorum uzun zamandır. çünkü sigara içmeyen birine sigarayı anlatmak, yeni doğmuş bir bebeğe hayatı anlatmak kadar zor, imkansız. "yahu bunun tadı bok gibi, hiçbir tat bırakmıyor. siz bunun neresinden zevk alıyorsunuz?" diyen insana gel de anlat "o içine çektiğin dumanın, içindeki dertleri nasıl atıp gittiğini".

tabi bu benim uydurmam, psikolojimin en rahatlatıcı hali. neden böyle yapıyorum? neden mi böyle yapıyorum? soru mu soruyorsun dalga mı geçiyorsun? soru soruyorsun, anladım. gel, onu anlatayım.

"iyiyim" kelimesini bilir misin? insanlar sana "naber" dediği zaman mutlaka söylemişsindir. ben seneler boyu psikolojim bozuk yaşadım, bir kere olsun "kötüyüm" demedim. neden mi demedim? nasıl diyeyim? ben sadece yazdığım zaman bir şeyler anlatabiliyorum da ondan. mesela buraya yazdığım çoğu şeyi gerçek hayatta anlatamam. biri bana "neyin var kardeşim?" dediği zaman cehenneme gideceğini öğrenmiş insan gibi kalıyorum yerimde.

iş böyle olunca, derdini söylediklerini kimseye anlatamadığın zaman birikiyor bir şeyler yerinde. siz zannediyor musunuz ki buraya yazdığım zaman geçiyor o dertler? keşke geçse lan, o zaman ömrüm yazmakla geçerdi. ama geçmiyor işte. ben buraya içimdeki her şeyi anlatamıyorum ki, birileri "banane lan bundan!" demesin diye sansürlüyorum çoğu şeyi. "aslına bakarsanız koskoca dertten çoğunu anlatıyorum, azıcık bir şey kalmış koyar mı o bana?" diye düşünmekten oluyor hepsi. bir tane dertten azıcık kalıyor, sonra diğerinden, sonra diğerinden; bir bakıyorsun, anlatmadığın dertlerinden yeni bir gökdelen dikmişsin.

neyse, bunun için kısa bir hikaye yazdım.
kapanmıştım yine dört duvar arasına. biri arayıp sorsaydı eğer, geçecekti belki anlatamadığım şeylerin üzerimde bıraktığı dertli büyü. beklediğim gibi, kimse aramadı. bilgisayarımı açtım tozlanmış rafından çıkararak. kulaklığım vardı eskilerden kalma, belki ileride kullanırım diye köşeye attığım. bilgisayardan bir müzik açtım, kendimi bilgisayara bıraktım. 
bir ay çıkmadım odadan. sadece bilgisayar başında "yeni bir ben" yarattım. ne mi yaptım? insanlara baktım. onlar da ben gibiydi, bana ihtiyaçları vardı. "naber" dedim, "iyiyim" dediler. "yalan söylüyorsun" dedim, "nereden biliyorsun" dediler. "ben, insanları okuyabiliyorum" dedim, yalan söyledim. 
ben fotoğraflarını gördüğüm zaman, yazdıklarını, söylediklerini; beni gördüm. hep "ben o olsaydım" diye yaklaştım insanlara. zaman geçti, seneler geçti böyle bilgisayar başında. 
çoğu insanın derdini biliyordum da, kimse sormadı bana. ilk defa dışarı çıktım o karlı akşamın beyazında. kimseye görünmemeye çalışıyordum, sakalım uzamış saçlarımla birbirine karışmıştı. yüzüm gözükmüyordu. etrafımdaki insanlar "bu sokağın gözükmeyen delisi galiba" gözüyle bakıyorlardı bana. bakkala girdim, "bir winston alabilir miyim?" dedim. "paran var mı?" dedi bakkalda duran amca, çıkarıp verdim.
unutmak için yaşadığım her şeyi, bir dal çıkardım ve içtim.
"tüm her şeye inat, bir dal sigara içmiştim. sanki ben dertlerimi değil de, dertlerim beni unutmuştu". 


arkadaşlar ufacık bir duyurum var. biliyorsunuz ki bu blogda sürekli dertli yazılar yazıyorum. facebooktan bi şey başlattım. akşamları saat 20.00 ile 22.00 arası hayatımda yaşadığım komik hikayeleri anlatıyorum. https://www.facebook.com/tambirodun adresinden beni ekleyin, kim bilir belki eğleniriz :).


ikinci bir uyarı. arkadaşlar burada sigarayı övmeye çalışmadım. lütfen ama lütfen dertleriniz varsa birilerine anlatmayı tercih edip, sigaradan uzak durun. ben sadece neden içtiğimi açıklamaya çalıştım. tekrar söylüyorum, sigara sağlığa zararlıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

evet dostum, hayatın yükümlülükleri var.