geleceğini sikiyorlar çocuk, gelme burayı.

benimle birlikte bir sigara içer misin? ver elini, otur yanıma, bana bak. paketin üzerinde "sigara öldürür" yazılarını boşverelim bu gece. içen öldü de, içmeyen ölmedi mi be canım! ölümü de takmayalım bu gece. hatta bize yüklenen tüm şeyl...

yazmak isterdim. o zaman çok kolay olurdu "bu nefret ettiğimiz, sürekli zor olduğunu söylediğimiz" hayatı yaşamak. birileri ölürdü mesela, "bu gece takmayalım" derdik. o gece yetmez, bir gece daha. sonra bir gece daha. ya da kötü bir şey yaşardık, mesela sevgilimizden ayrıldığımız zaman "siktir et" derdik bu gece, "takmayayım". ne hoş olurdu, ertesi gece bir daha takmazdık. ertesi gece bir daha.

ağızdan çıktığı zaman çoğu şey çok kolay gibi görünüyor aslında. bir şeyleri söylerken detaylı düşünemiyoruz. "ne güzel olurdu" diyorum ama, bir şeylerle mücadele etmediğimiz zaman bu hayatı yaşamayı ne kadar isterdik? yani düşünsenize, bir şeyler için savaşmayıp her zaman kazansaydık ben bunları nasıl yazardım?

"siktir et" kitabını herkes sevdiği zamanlarda, kitaba bu yüzden düşmandım. insanlara "her şeyi siktir edin" diyordu, "dertlerinizi" mesela, "ailenizle konuşmak istemiyorsanız, siktir edin konuşmayın" diyordu. bir şeyleri kafana takmayıp onları yenmiyorsan eğer, yaşamanın ne kadar anlamı olabilir? yani düşünsenize, yaşıyorsunuz; ama sadece yaşıyorsunuz. ne zevki kalırdı?

diyorum ama, sanırım tecavüze uğramaktan da zevk alıyorum. bir insan "dertlerim olsun" ister mi? ya da göz göre göre "dertlerimle savaşmak istiyorum, onlar iyi ki var!" der mi? ben diyorum işte.

böyle yazılar yazdığım zaman kendimden nefret ediyorum. baştan aşağıya tekrar okumadım ama, hissettiğim kadarıyla baştan aşağıya kendimle çelişiyorum. bak, çok kararsız oldum.

nereden geliyor bu kararsızlık, biliyorum.

başlığı o yüzden "geleceğini sikiyorlar çocuk, gelme buraya" yazdım diyorum. bugün, bu hafta ve bir dahaki haftaya insanları kocaman bir sınava sokacaklar. "geleceğinizi bu sınavla belirleyeceksiniz" diye baskı yapacaklar. bir kaç "rehberlik hocası olduğu söylenen" insanları televizyona çıkartacaklar. sınava giren insanlar, sınavdan sonra "göt gibi kalacaklar".

"bok gibi geçti sınavım! ne yapacağım ben?" diyecekler kendi kendilerine gülümsemeye çalışarak. kazanamadıkları için istedikleri, yapabilecekleri yerlere gidemeyecekler. sadece gitmesi gerektiğini düşünerek uzaklaşmaya çalışacaklar evlerinden. işte o zaman "bu kararsızlık doğacak". işte o zaman, bugün o sınava giren insanlar "benim kadar kararsız" olacaklar.

"geleceğini sikiyorlar çocuk, gelme buraya". sana gelecek diye bir şey kazıklıyorlar, gelecek olduğunu söylüyorlar ama; sadece kararsızlık veriyorlar. yapmadan önce "yapayım!" demek yerine, "yapsam mı?" diye sordurtuyorlar.

diyorum ya işte. "gelecek diye, geleceğini sikiyorlar çocuk. gelme buraya".

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?