hayallarini takip et.

+hayallerini takip et.
-hangi hayallerimi?
+hangi hayallerin mi?
-karanlıkta, aydınlıktan korkarak kurduğum hayalleri mi?
+karanlıkta, aydınlıktan korkarak kurduğun hayaller mi var?
-karanlıkta, aydınlıktan korkarak kaybettiğim hayallerim bile var.
+karamsar olma, karanlık içine kapanıyorsun neden?
-sen aydınlıkta duruyorsun, bir faydasını gördün mü? görmedin mi? anlıyor musun neden?
+anlamıyorum, karanlıkta, aydınlıktan korkarak kurduğun hayal mi olur hiç?
-dahası da var. karanlıkta, aydınlıktan korkarak kaybettiğim hayallerim bile var.

yukarıdaki paragrafı neden yazdığımı bilmiyorum. bana anlamlı geldi, daha fazla okursan kim bilir sana da anlamlı gelir.

bugün deli gibi içeriye çektim kendimi. kendinle konuşmayı bilirsin değil mi? ben, kendimle konuşmalarımı hikayeleştirdim. okumana gerek yok. senin de "hayal kırıklıkların olmuştur". benim bir defa değil, çok defa oldu. okumadan bile beni anlayabilirsin.
hayallerimi takip ediyordum, koşarak uzaklaşıp köşedeki sokaktan girmişlerdi hemen. koşarak yaklaştım, koşarak uzaklaşıyorlardı. daha hızlı koşmam gerekse bile, sigara kokan nefesim izin vermiyordu buna. kesiliyordum hemen, biraz nefes almam gerekiyordu.
hayallerim, görüyor musun onları dedim hemen köşedeki bakkal amcaya. sol tarafı gösterip "gittiler, kaçırıyorsun koş!" dedi. daha hızlı koşmaya başladım. bacaklarım yerinden çıkacaktı neredeyse ama ben daha fazla hızlı koştum.
düştüm. tümsekten dolayı birikmiş yağmur sularının olduğu bir çamurun içine düştüm. o kadar çok yorulmuştum ki nefes bile alamıyordum. kalkarım dedim, "tut elimden! tut!" diye bağırdım koşmaya devam eden hayallerime. devam ettiler, yanımdan geçen o gerçek olmayan arkadaşlarıma seslendim. internet üzerinden biriktirdiğim arkadaşlarıma sesleniyordum, duyuyorlardı; tuttular elimden, kalktım. biraz daha koştum, köşeyi geçtim ve yok oldular.
etrafıma baktım, hayallerimi göremiyordum. bir baktım, "olduğum yerdeyim".
şimdi, tekrar koşmamı istiyorlar. şimdi o arkadaşları edin diyorlar, tekrar düşeceksin diyorlar. biliyorum, tekrar düşeceğim. boşu boşuna koşmamı istiyorlar, boşu boşuna uğraş vermemi.

suç benim, boşu boşuna koşup boşu boşuna uğraş veriyorum düşeceğimi bile bile.

nerede düşeceğimi bile biliyorum. sadece, düştüğüm zaman "tekrar elimden tutabilecek sanal arkadaşlarım olsun" istiyorum. sadece, birileriyle konuşabileyim. zaten dışarı çıkamadığım, bilgisayar başında geçirdiğim hayatımda internet üzerinden birileriyle eğleneyim. mesela hikayeler anlatayım, mesela salak salak şeyler yazayım; ama katılsınlar bana.

ne bileyim, fenomen olmak değil kastım. 30bin kişilik kitlelere ihtiyacım yok benim, sadece benimle konuşacak kişilerim olsun istiyorum işte. kaç kişi olduğu önemsiz, sadece "ben buradayım" diyebilecek bir kaç isim.

hayallerimin peşinden koşuyorum ya hani, arttırmaya çalışıyorum arkadaş listemi.

"hayallerimi takip ediyorum ya hani", kaybediyorum yavaş yavaş hayallerimi. hayal ettiğim hiçbir şey olmuyor, isyanlardayım işte şimdi. aynı, bu yazıda olduğu gibi.
 
 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

evet dostum, hayatın yükümlülükleri var.