güven tezgahı.

küçükken hiç güven adında bir arkadaşım olmadı. ben "bu dünyada babana bile güvenmeyeceksin" cümleleriyle büyüdüm. insanlar "insanlara güvenin, ama yeteri kadar. en azından gittiği zaman koymayacak kadar." şeklinde bir felsefeyle büyümeliydi bence. hepimizin geçmişten gelen, güven ile alakalı bir problemleri var. hepimize sorsak "ben asla insanlara güvenmem" diyoruz. madem "insanlara güvenmiyoruz, neden gittiklerinde üzülüyoruz?". ya da ne bileyim, babam bu kadar güzel pasta yapmayı nereden öğrendi?

güven bence sadece bir insan ismi olmalıydı. ya da birbirimize birini tanıttığımız zaman söylediğimiz ilk kelime "güvenilir" veya "güvenilemez" olmamalıydı. çok garibiz biliyorsunuz değil mi? insanlara "kendin ol" diyen de biziz, "kendileri olup güvenilmez olduklarında küsüp giden de."

yaşadığımız devri hiç sevmiyorum. ne zaman yaşamak isterdin diye sorsaydılar sanırım "hiçbir zaman" derdim. neden bu devirde değil diye sorsaydılar, söyleyecek, küfür edecek çok fazla şeyim olurdu.

arkadaşlarım bana güveniyor, onların hepsini seviyorum. sonuçta hepimiz profesyonel yalan söyleyen insanlarız değil mi? sadece, söylediğimiz yalanları ortaya çıkaracak bir şey olmadığı için güvenilir insanlarız. yani, aslen yalancıyız ama kimse "yalancı" olduğumuzu bilmiyor. cem yılmaz anlatmıştı bunu insanlara komediyle birleşik: "bir kere bir insanın yalancı olduğunu bilemezsin. yalan söyleyebilen bir insana inanmışsındır, onun nereden bileceksin yalancı olup olmadığını? ama yalan söyleyemeyen, yalan söylediğini yakaladığın insan yalancıdır. çünkü onun yalan söylediğini bilirsin." gerçi bu ne alaka ben de bilmiyorum, ama arada anlatayım dedim.

dedim ya, küçükken hiç güven adında bir arkadaşım olmadı. birilerinin bana "insanlara güven" demesini dilerdim. annem "insanlara yalan söyleme" derdi, 18 sene boyunca yalan söyledim. ondan sonra bir değişim oldu, sanki bir şeyler çarptı beni. geri kalan hayatımda hiç yalan söylememeye çalıştım, ama yemedi. ne yaparsam yapayım, insanların bana yeterince güvenmesini sağlayamadım. insanların bana güvenmesi sorun değil de; ben insanlara gereğinden fazla güvenemedim.

ne alaka bilmiyorum, zannediyorum ki ben insanlara yalan söylemediğim zaman insanlar da bana yalan söylemeyecek. ama öyle değilmiş bu işler, olmuyormuş.

"ben insanlara yalan söylemediğim zaman, insanlar daha fazla yalan söylüyormuş. insanlar için 'kullanılmaya açık bir hedef' oluyormuşsun. insanlar sana oyuncak gözüyle bakıyorlarmış."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?