çok değişmişim.

"çok değiştin" dedi benim için. aslında gözlerinin içine bakmam gerekiyordu konuşurken. kendimi suçlu hissettiğim zamanlarda yere bakardım. bu sefer havaya bakıyordum, ne anlama geldiğini çözemedim.

"mustafa" diye devam etti, duraksadı. bu sefer o da yüzüme bakmıyordu. benden adam olmayacağını anlamış olmalıydı o da. "belki, en derinde çok yalnız ve mutsuz. belki de çok kötü bir insan. sadece, mutlu olduğuyla ilgili kendini kandırmış." dedi devamında. soluk almadan konuşmasını çok seviyordum. kendisinden emin olarak konuşan insanları sevmişimdir hep. işin sevmediğim tarafı, söylediği şeyleri sevsem bile acı veriyordu. "mutlu gibi yaşıyor. yazdıkları da mutsuz olduğunun, acı çektiğinin uzun zamanlık kalıntısı." dedi. soluk almadan konuşmanın yanı sıra, söylediği şeyleri bastıra bastıra söylemesi ve arada sırada duraklaması acı çektiriyordu zaten.

böyle, nasıl söyleyeyim; derinden derinden etkiliyordu beni.

uzun zamandır görüşmediğim, beni sadece uzaktan uzaktan takip eden çok eski bir arkadaşımın beni bu kadar net bir şekilde tanıtması da kötüydü.

"olsun" dedi, "ne olursa olsun, çok değiştin. çocuklaştın. kendini mutlu göstermek için yapmadığın şebeklik kalmadı." dedi. kafamı çevirip aynaya baktım, insanlara baktım, etrafıma baktım. kendimden emin bir şekilde devam ettim.

mustafa- çok kral insansın, anlıyorum seni. bana değiştiğimi söylerken etrafına bile bakmadın. görmüyor musun? mekanlar değişti, insanlar değişti, zaman çok çok ileri gitti, sen değiştin ama tek gözüne batan şey benim değişmem değil mi? sen hiç mi değişmedin? sen hiç mi değişmek istemedin? bu kadar kötü şey olurken çocuklaşmayı hiç mi istemedin?
kız- seni artık tanıyamaz oldum.
mustafa- beni tanımanın bir önemi yok, bana naber bile demiyorsun ama değişip değişmediğimi sorguluyorsun. seni umursamayacağımı düşünüyormuşsun, etrafımda yeni insanlar varmış, onlar bana yardımcı olurlarmış. saçma sapan cümlelerle kandırma beni. 2008den beri, naber demeden beni tanıyan tek bir insan sen varsın. karşına geçmiş, söylediklerini umursuyorum. başkası olsaydı, umursamazdım. sana değer vermeyeceğimi düşündüğünü söyledin ya, malsın sen! "naber" dediği zaman "iyiyim" diyerek kandırdığım insanlar mı mutlu edecek beni? mutluluk oyunuma kanan insanlar mı mutlu edecek beni? çok değişmişsin be kadın! bana değiştin diyorsun da, çok değişmişsin. eski sen olsaydın, bunları da düşünürdün.
sonra, sustuk.
farkettim. çok değişmişiz. ben çok değişmişim, o çok değişmiş. ikimizde zamana yenilip gitmişiz, kaybolmuşuz. sonra da suçu birbirimize atar olmuşuz.

biliyorum, son zamanlarda çok değiştim.
düzelmem gerekir. bi şeyleri düzene sokmam gerekiyor artık.

Yorumlar

  1. Değiştikten sonra düzelmek acaba yeni değişikliklerle mi olur? Eskisi gibi olmak zor gibi.

    YanıtlaSil
  2. değişmeyen tek şey değişimdir..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?