hikaye, her gece.

çoğu insan benden uzun bir yazı bekliyor.
çoğu insan, sanırım bu yazıda ne yazacağımı bekliyor.
fazla bir şey yazmayacağım, o kadar sıradan hale geldim ki saatlerdir aynı şarkının tekrarını dinliyorum. zaman geçtikçe öyle hissediyorum ki, yazdıklarım da ben kadar sıradan hale geliyor.
ve üç el ateş edildi.

sanırım en son duyduğum şey, o üç silah sesi olacaktı. tatsız, renksiz, görünmez üç silah sesi.

insanlar geçiyordu, yanılmışım. ayak seslerini de duyuyordum.
evet evet, ayak sesleri. kalabalığın bana yaklaşan sesi olmalıydı. çığlıklar yükseliyordu.

bulanık görüyordum. grafik çalışmalarında bu görüntüyü hep sevmiştim, ama bu sefer garipti. sanki birileri hayatıma biraz blur efekti uyguluyordu. daha fazla. biraz daha fazla.

güneşin sıcaklığını hissedebiliyordum. yerin soğukluğunu da hissedebiliyordum.

çok garip, acı yoktu. acıyı hissedemiyordum.
sadece biraz, kalbim acıyordu. geçer miydi bu acı?

geçerdi. biliyorum.
çünkü her gece kendimi tekrar tekrar böyle öldürüyordum.
bu sefer gerçek oluyordu, geçecekti bu acı. biliyorum.

Yorumlar

  1. Gayet iyi olmus siradan falanda degil anlatiminda gayet guzel.yazilarinin devamli olmasini diliyorum.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?