saçmalattirik, çok ağırım.

nasıl böyle oldu bilmiyordum. kustum. yazdım ve sildim. tekrar kustum, tekrar yazdım ve sildim. tekrar tekrar kustum, bu sefer tekrar yazıyorum ve yemin ettim kendime, silmeyeceğim.

ağlamak istiyorum biliyor musun? arkada çalan müziğin tınısı, kulaklarımda en acıklı ağıt gibi. birileri mi öldü? birileri mi acı çekiyor? birilerine işkence mi ediyorsun bilmiyorum. hatta kim olduğunu bile bilmiyorum ama kafamı çok kurcalıyorsun.

arada sırada beyin yapımı sikesim geliyor. neden biliyor musun? çünkü o, beni mutsuz eden tüm sebepleri öğrenmemi engelliyor ve sadece, sadece mutsuz ediyor. başımın en yüksek noktasından tutup damarlarımla hareket eden mutsuzluğun ayaklarıma kadar indiğini hissedebiliyorum.
mutsuzluk hissi, sadece bir his olarak kalmalıydı. hikayelerde, masallarda anlatıldığı ve benim öğrendiğim kadarıyla kendim uydurmalıydım onu. ilk defa, ilk defa bu kadar somut bir mutsuzluk görüyorum.

nasıl anlatabileceğimi bilmiyorum, sen hiç var olmayan bir sevgiliye aşık olduğunu insanlara anlattın mı? belki de hiç var olamayacak, sadece hayal gücüyle oluşturulmuş bir insanı insanlara anlattın mı? anlatmadın değil mi? ben işte haftalardır bunu yapıyorum. ama bu yazımda bunu nasıl yapabileceğimi bilmiyorum.

çok karamsarsın diyorlar, çok ümitsizsin diyorlar; susasım geliyor. mesela karamsar olduğumu söyleyen insanlara "bana aydınlığı göster, ne o? güneş mi? bak, o bile batıyor" diyebilirim ya da ne bileyim ümitsizsin diyenlere "bugüne kadar ümit ettiğin hangi barış gerçekleşti?" diye sorabilirim. kendi hamleleriyle kendilerini yıkabilirim ama yapamıyorum işte.
yazdıklarımı okumuyordum. yazdıklarını senaryolaştırma dedi bir yazar, ben de elime bir kağıt aldım ve kimsenin anlayamayacağı bir senaryo yazdım. kendimi herkesi takip eden bir insan olarak yarattım mesela, ve bir gün takip ettiği bir kıza ne yaptığını anlamadığı için aşık olan bir adam.

kadını ise öyle bir şey yaptım ki, sadece takip edildiği kişi tarafından görülebilen bir kadın.

kimsenin anlamadığı kısım şuydu. takip etmeden önce kadını nasıl görebiliyordum?

kimseye anlatamadım. kadını ben yaratıyordum, kadın benim her şeyimdi; ve o kadını sadece yaratıcısı görebilirdi. anlatamadım çünkü anlatsaydım eğer deli derlerdi bana. zaten pek akıllı bir insan olduğumu söylemiyorlar ama deli olduğumu kabul etmiyorum.

daha sonra kimsenin tanımadığı bir karakter yarattım. yarattığım karaktere özellik bile atamadım. çünkü o sadece birisiydi, dünyada, 7 milyar arasında var olan sadece herhangi birisi. herkes anlamaya çalıştı, bunu anlattığım her insan "neden o insan var?" diye sorular sordu. neden sorguladıklarını anlamadım, sadece vardı işte. sadece vardı ve belki de başrol oyuncusu ben değildim, sadece var olan insan bendim.
tanrı, belki de beni sadece "insanlar ona baksın, ve sonra çekilsinler" diye yaratmıştır. üstün işler başarıp televizyonlarda haber olmaktansa hiçbir iş yapmadan ölmeyi tercih ederim. o yüzden yaşım 21 oldu ve bugüne kadar hiçbir şey yapmadım.

bu yazıyla bile ne yaptığımı anlamadım.
ve emin olun, bu yazıyı büyük ihtimal okumuyorsunuz ama okuyorsanız eğer siz de anlamayacaksınız.

sadece şunu bilmek istiyorum. neden anlamak istiyorsunuz ki? bu yazı, sadece sarhoş olmak isteyipte olamamış bir insanın döküntüleri. en fazla, ne çıkarabilirsiniz ki?

şöyle sorayım, bu yazıdan ne çıkardınız ki..

Yorumlar

  1. İnsanların sevilmeye değecek yapıda olmadığını farkedenler içine düştükleri yalnızlıktan kurtulmak için hayali birisini yaratırlar kendilerine.

    Toplum onlara deli diyor.

    Ben onlara "Gerçeğin ne olduğunu görmüş zeki kişiler" demeyi tercih ediyorum. Belki ben de o kategoride olduğum için kendimi övme maksadıyla da söylüyor olabilirim bunu, belki de düşüncelerime egolarım yön veriyor gecenin bu saatinde. Bilemiyorum.

    YanıtlaSil
  2. Eeeee.. yeter lannn kendine gelll. Bunalım bunalım komik yazılar bekliyoruz artık senden. Höyyyt getirme beni oraya. :)))

    YanıtlaSil
  3. Korkmaya başladım senden hehehehe

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahaha kork benden özlem! tam böyle karamsar bir havaya girmişken birden komik yazılara geçmek nasıl olur, bilmiyorum.

      Sil
  4. İnsan işte unutmaya çalıştığı bir sesle, hatırlamaya çalıştığı bir yüz arasında gelir gider.
    -Bazen gelmez.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

farklılaşamadıklarımız