berbat rüyalar


İÇ. MUSTAFANIN BEYNİ. GECE. 30.09.2012.

içtiğim sigaranın sonsuz olmasını istediğimden bahsetmiş miydim? her neyse, bunun şu an yazacaklarımla bir alakası yok, sadece hatırlatmak istedim.

yaslandım. yatağımın koskoca bir kısmını bırakıp iyice duvara dayandım. öyle uzun zaman olmuş ki kendimi bir yere emanet etmeyeli, duvara dayanmak güzel geliyor olmalı. ya da ne bileyim, ya da kim bilir; güzel gelen emanet etmek değil de, her şeyden saklanma isteğidir. öyle bir şey ki bu, kendimi kapatıp yıllarca kimseye gözükmek istemiyorum. kimsenin beni görmesini istemiyorum, kapatın beni lütfen!

bir haftadır aynı rüyanın etkisinde olmaktan bıktım. rüyanın tam ortasında buluyorum kendimi, büyük bir ödül töreni ya da küçük bir kutlamada bulunuyorum. sıra yemek yemeye geçiyor, tost yemekle başlıyorum. masa üzerinde bir tabak daha beliriyor, nedir bu diye bakıyorum; ölü gibi gözüken beyaz yılanlar görüyorum. lezzetli olmalı. yanımda arkadaşlarım belirliyor, "ben bunu yiyemem" diyorum. şakasına biri üzerime doğru yılanı fırlatıyor. yılan, vücuduma yapışıyor. ne yaparsam yapayım, çıkmıyor oradan. daha sonra canlanıyor, vücudumun içine girip paramparça ediyor beni.

sonrasını hatırlamıyorum. "neredeyim lan ben" bakışlarıyla uyanıp en son yurtta yattığım aklıma geliyor. uyumak isterken, korku filmlerinden çıkma canavarlarla savaşmaktan bahsetmiyordum ben.

her gün aynı rüyayı göreceğim diye, uyumaktan korkuyorum. önceden yurtta uyuduğumda gördüğüm rüyalar hoşuma giderdi; tek düzeleşmiş hayatımın tek aksiyonuydu onlar. ama artık, çok korkuyorum. çoğu şeyden korkuyorum. bu yazıyı bile korkumu atmak için yazmaya başladım.

haa, yeri gelmişken, yazıyı bitirirken söylemek istedim: allah, şu şarkıların belasını versin. ne demiş yazar? "hayatta kan ıslatır sizi, ben kupkuru kalacağım. neresinden bakarsan bak, bardağın boş tarafıyım."

neresinden bakarsam bakayım, kendimi öldürmek istiyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?