insanlara, hayalleri öğretmeyin.


"insanlara," dedim, yanıma yaklaşıp hayat konusunda bana ders vermeye çalışan arkadaşıma. "hayallerin sadece kırılmak için var olduklarını öğretmeyin. gerçeklere daha fazla bağlanırlarsa eğer, ölmeyi daha fazla isterler."
gülümsedi. "hayallerin kırılmak için var olduğunu söylüyosun, ama her yeni sevgilinle hayaller kuruyorsun. seni anlamaya çalışmıyorum, iki yüzlüsün." dedi.

gülümsedim. sonra sustum. bazen susmak çaresizliktir, bazen söyleyecek bir şeyler bulamamaktır. bazense sadece, "kimsenin seni anlamayacağını bilmekten ibarettir."
küçükken, öğretmenlerim 'ne olmak istiyorsun?' diye sorduğu zaman ne cevap verdiğimi hatırlamıyorum. 21 yaşımdayım ama sanırım fazlasıyla yaşlandım. 

öğretmenlerim benden büyüyüp, adam olmamı isterlerdi. babamın, akrabalarımın gözünde her zaman büyük bir bilgisayar mühendisi olabilirdim. arkadaşlarımın gözünde her zaman bir psikolog edası vardı bende. ama zaman geçti, ben büyüdüm ve işe yaramaz, beş kuruş etmez bir blog yazarı oldum.

ilk sevgilim olduğu zamanlar çok mutluydum biliyo musunuz? kurabildiğim hayaller vardı, pembe panjurlu ev olmasa bile dünyanın en mutlu çifti olabilirdik. ilk olmasının verdiği masumluk güzeldi, erkekliğim orospu değildi o zamanlar. benden, başka birisi için ayrıldığı zaman, "hayallerin sadece kurulmak ve daha sonra kırılmak için var olduğunu öğrenmeye başlamıştım."

bir zaman sonra hayaller, yerini beklentilere almıştı. en son sevgilimle evlenmeyi hayal etmek yerine, mutlu olmak beklentisine girdim. gelecekte değil, sadece o an beni mutlu etmesi, benim de onu mutlu etmem yeterliydi. ama, ikimiz de insandık; ben ne kadar onun bana verdiği mutluluklarla yetinirsem yetineyim, benim ona verdiğim büyük mutluluklar bir zaman sonra küçük gelmeye başladı. fazla uzun sürmedi zaten, ayrılıverdik bir çırpıda.

bazen, beklentilerimizi yüklerken karşımızdaki insanların "insan" olduklarını unutup süper kahraman özellikleri göstermelerini bekliyoruz. bazense insanlar insan olduğumuzu unutup, bizden süper kahraman olmamızı istiyorlar. 

bazen, tüm beklentiler boşuna gidiyor. bazen, kurulan hayallerin hiçbir önemi kalmıyor, hepsi "uzayda bir yerde, hayaller çöplüğüne" uçup gidiyor.

bazense, "insanlar, küçücük beklentileri bile yerine getiremiyorlar."
arkadaşım yanımdan gitmişti, son zamanlarda yaptığım gibi yapıp kendimle konuşmaya başlamıştım. böyle yapmak ne kadar şizofren gibi hissettirse bile, iyi geliyordu.

"ne adam oldum, ne bilgisayar mühendisi, ne psikolog. ne ilk sevgilimi hatırlıyorum şimdi, ne de son sevgilimi. sadece, hayalleri hatırlıyorum, beklentilerimi hatırlıyorum ve sadece, bunlar acı veriyor.

her sevgilimle hayaller kuruyorum, her tanıştığım insanlara beklentiler yüklüyorum. neden, bilmiyorsun. anlatsam bile, anlamayacaksın. ama, şu kadar söylüyorum: 'kırılan hayallerim, yıkılan beklentilerim olmasaydı; hiçbir şeyim olmazdı. ben sadece, bi şeylere sahip olmayı istiyorum. acı vereceğini bilsem bile.'"

Yorumlar

  1. günaydın !
    şu yazdığın yazı çok anlamlı ,güzel.
    gerçekten insanlar artık küçük şeylerle yetinmiyor hep daha fazlasını istiyor ,istiyoruz bunu bazen ben bile yapıyorum .
    hayaller ,bazen gerçekleşmese bile hayal kurmak çok güzel ..
    ben sık sık hayal kurarım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim.
      bazen, hayal kurmak gerçekten güzel. ama hayatında yapabilecek bi şeylerin olduğunda. yaşamak için bi şeye sahip olmadığın zaman, hayaller sadece hayal kırıklığı yaratıyor. ben o yüzden sık sık kuramıyorum.

      Sil
    2. haklısın , bazen hayal kırıklığı çok daha insanın canını acıtabiliyor ...

      Sil
  2. Herkes hayalimizden bir parça alıp götürüyor. Her sefer de daha küçük hayaller kurmaya başlıyoruz. Hayalin saçma olduğunu dile getiriyoruz, fakat elimizde kalan o küçük parça halindeki hayali saklıyoruz. Kim bilir belki bir gün o küçük hayal gerçek olur.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?