yüzüncü yazı.

önüme seçenek sunsaydılar eğer insan olmazdım, biliyorum. bir sürüngen olmak daha mantıklı geliyor, en azından sürünmekten başka şansım olmazdı.

ya da bilmiyorum. liseye giderken yolda, ufak bir solucanın parçalara ayrılmış bir şekilde yaşam savaşı vermesini izliyordum. etrafta güzel bir manzara vardı, adına harikalar diyarı demişler. ne kadar parçalanmış olursa olsun, yaşamak için verdiği savaş gözümün önünden bugün bile gitmiyor. yaşamış mıdır, yaşamamış mıdır bilmiyorum, okula geç kalıyordum ve onu orada terk ettim.

o günden beri kendimi o solucana benzetiyorum. paramparça hale getirilmişim, yaşamaya devam etsem bile yaşam ümidim yok ama ben yine de yaşamak için bir çok mücadele veriyorum. ne demiştim geçenlerde? her savaşı ben başlatıyorum anne, ama hep başkaları bitiriyor. ben ne kadar mücadele verirsem vereyim, hep başkalarıyla ilgili bir şeyler oluyor.

yaşamın, en ilginç tarafı bu. başkalarının hayatını yaşasak bile, yaptığımız hataları kendi hayatlarımızla ödüyoruz.

Yorumlar

  1. bazen de başkalarının hayatlarını alt üst etmemek için kendi hayatımızdan fedakarlık ediyoruz.

    YanıtlaSil
  2. İlginç bana sorulsa hiç aklıma gelmezdi solucan olmak isterdim diye. Hepimiz solucanız o zaman.

    YanıtlaSil
  3. çok güzel yazmışsın ellerine, yüreğine sağlık bitanem :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?