saçmalattirik: zamanı öldürdüğüm zaman.

ama cesaretim yetmiyor, diye devam etmeliydi başlık. korkuyorum isminde bir yazı yazdıktan sonra kendimi biraz cesaretliymiş gibi göstermek istedim sadece. sürekli korkaklıktan bahsedersem eğer, insanlar benim ne kadar güçlü olduğumu göremezler diye düşünüyorum. güçlü mü? pardon, anlamadım. ha, tamam tamam.

her sabah kalktığımda "mutluluk dolu hikayeler anlatayım" diyorum.
o sabah hiç beklemediğim bir şekilde yağmur yağmıştı. yazın ortasında yağmurun yağması, taş ararken elmas bulmak gibi bir şeydi. kalkar kalkmaz yüzümü bile yıkamadan, ucuza aldığım kettle'a bir miktar su doldurup ısıtmıştım. nescafe'nin promosyon olarak verdiği bardağa 2 kaşık kahve, 1 kaşık süt tozu ve yarım kaşık şeker atarak kahvemi özenle yapmış ve camın önüne geçmiştim.

yağmurun cama vurmasından çıkan o ses, höpürdeterek içilen kahve; bir insanın mutluluk adına yapabileceği en güzel senfoni orkestrasıydı sanırım. yalnızlığım, düşüncelerim falan; ilk defa hiçbirisi umrumda değildi. sadece, müzik dinlermiş gibi takip ediyordum senfoni orkestramı. yağmurun verdiği karamsarlığı da takmıyordum, sadece mutluydum ve hayal ediyordum o an.

fakirliği falan bir kenara bırakmıştım, gelecekte yazacağım kitapların hayalini kuruyordum. bir kitabıma isim vermeden yayınlayacaktım, üzerinde sadece resim olacaktı ve insanlar "bu kitabın" ne olduğunu merak edeceklerdi. yazarın ismini falan da yazmayacaktım; zaten kendim üzerime yazacağım bir kitapta yazar hakkında bilgi vermek saçmalık olurdu.
daha sonra vakit geçiyor ve "mutlu" günüm; bok çukuruna düşmüş kelebeğin çırpınışları gibi yavaş yavaş kayboluyor. tamamen bitiyor, ölüyor. bir an mutsuz oluyor her şey. düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. bazen sadece rüyalarda mutlu olabileceğimi düşünüyorum. bazense, mutluluğun en büyük düşmanının zaman olduğunu düşünüyorum.

uyanıp, yeni bir hayata başlıyorum ve "zaman" faktörü girdiğinde, yavaş yavaş mutsuzlaşıyorum.
karamsar olmak istemiyorum, bak göreceksin; yavaş yavaş iyimser olacağım. yavaş yavaş düzelteceğim kendimi... zamanı yok edebildiğim zaman.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?