bir şeyler yolunda değil.

siz hiç, dolmuşuna kendisinden daha temiz bakan adam gördünüz mü? ben gördüm çünkü, o yüzden soruyorum. kimilerinin arabası, kimilerinin çocuğu, kimilerinin sevgilisi vardır vazgeçemediği. bazen sevmek güzeldir. birini sevmekten değil, bir şeyleri sevmekten bahsediyorum. zaten, "sevmek" denilen şey karşılıksız değil midir? kendinden daha fazla temiz tuttuğun bir dolmuştan, karşılık olarak ne bekleyebilirsin?
hayatımı, insanlara adadım. "olmayacak" dediler, "senin onlara güvendiğin kadar güvenmeyecekler sana." ben de, "onlara güvendiğimi kim söyledi?" dedim. "sadece güvenmiş gibi gösteriyorum, gitmelerine fırsat vermeden gidiyorum."
gitme konusunda, büyük fikirler söylenmiş bugüne kadar. insanlar hep, "herkes gider mi?" sorusunun peşinde. bence, "herkes ölecek mi?" sorusunun cevabı aranmalı. ölümsüz bir insan olmadığı sürece, birilerinin "sürekli kalması" ne kadar mümkün olabilir ki?
"neden gidiyorsun?" diyenleri garipsemiyordum. "eskiler gitmezse eğer, yeniler gelebilir mi?" diyordum. "yenilere ihtiyacım yok ama benim" diyorlardı sonra. "yenilere ihtiyacın olmasaydı, bebekler bu kadar tatlı olmazdı." diye cevap veriyordum ben de.
kendini ne kadar güzel anlatırsan anlat, benim anladığım kadarsın. buraya ne anlatırsam anlatayım, her şey senin anladığın kadar.
yolda gidiyordum. biri çevirip, "blogda anlattıkların çok karışık olmaya başladı." dedi. gülümseyerek baktım sadece. öyle yani.
her şeyin basite indirgendiği yerlerde, sadece okumanızı değil üzerine biraz düşünmenizi istiyorum. şiirler her şeyden farklıdır, çünkü; şiiri seven her insan, üzerine düşündüğü zaman farklı anlamlar çıkarır. bir polisiye, bir korku romanından farklı anlamlar çıkarmayı bekleyemezsiniz. çünkü, her polisiye romanın sabit bir katili vardır. katili kovalayanı.

ama ben, polisiye, korku romanı yazmıyorum. o yüzden, düşünmenizi istiyorum. ama, düşünmeyeceğinizi de biliyorum. o yüzden, bu yazıyı şu son paragraf ile bitirmek istiyorum:
göz göze geldik. böyle şeylerin türk filmlerinde olduğuna inanırdım. başbaşa kaldığınızda, gözleriniz, aranızda elektriklenme olduğunu düşündüğünüz kişinin dudaklarına kaymıyorsa eğer bir sorun vardır. ben gözlerine dikkat ediyordum ve beynim beni yanıltıyordu. onun da gözleri kayıyordu. aramızdaki mesafe ister istemez azalıyordu. nefes alışverişlerinin sıcaklığını hissediyordum. dud...
tamam tamam, o kadar da abartmıyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?