uykusuzluk.

belki de içimde bir tyler durden vardır. birilerinin uyandırmasını, dürtmesini bekliyordur. sabah uyandığımda yorgun uyanıyorum ve bildiklerimle karşılaştırdığımda, tek açıklaması bu oluyor. gece ben uyurken, biri bana tecavüz etmiyorsa eğer.
uyumayalı çok uzun zaman olmuş gibi hissediyorum. 1976 yılında çekilmiş taxi driver'ın tekrarı olabilirim ya da fight club filmindeki gibi, uyuduğum zaman bedenimi başka biri kullanıyor olabilir. bir insanı 30 yerinden bıçaklamış olabilir, sonra da asitle yok edip tüm kanıtları ortadan kaldırmış olabilirim.
insan, paranoyaklıkla birleştiğinde uykusuzluğa anlamlar verebiliyor. sadece "uyuyamıyorum" demiyor. ben uyuyamadığım zamanlarda insanlarla konuşmayı pek sevmem. çünkü saat, gece 12'yi geçtiğinde değişen bir bünyeye sahibim. cem yılmaz'dan alıntı yapacak olursam eğer: "uyudun mu diye sor. neden? çünkü ben uyumadım. aklı yok fikri var."
hiç farkında olmadan bir kadına tecavüz etmiş olabilirim. tüm seri katiller gibi, güleryüzümü kullanıp birini elde etmiş olabilirim. hatta, çoğu seri katil gibi birini öldürdükten sonra ölüsüyle bile birlikte olmuş olabilirim. hayattayken işkence yaptığın birinin, öldürdükten sonra ruhunu kirletmek, akla deli saçması gibi geliyor.
hayatında aksiyon olmayan bir insanın son umudu olabiliyor uykusuzluk. birini, bilinçdışı davranışlarından dolayı sorumlu tutabilir misiniz? yani, uyuduğumda vücudumu başka biri kontrol ediyorsa eğer; birini öldürdüğüm için suçlu sayılır mıyım? günlerdir uyuyamayan bir insansam eğer...
uykusuz olduğunda sinirli olursun genelde. küçük sesler, büyük sinirler yaratır. sadece horladığı için birini yastıkla boğmayı düşündünüz mü? sadece "siz uyuyamadığınız" için, hıncını başkalarından çıkardığınız oldu mu?
saat 04.06. ben hala uyuyamadım, yardım edin.

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?