şenlik 13'ten sonraki elveda.

benim gibi olup da pes edenler için, dünyayı değiştirebilecek güce sahip olup da vazgeçenler için, bir kalıba girip kendini değiştirmeyenler için, herkes için; hepinizden kocaman bir "hayat böyle!" alabilir miyim?
aslında benim hikayem biraz garip. deli bir insanın garip olmayan hikayesi yoktur zaten. üniversiteye neden geldiğimi biliyorum, ama insanlara bunu anlatmaktan bıktım.
üniversitemdeki ilk senemi çok boktan geçirdim. yatağımdan hiç çıkmıyordum. bilim adamları araştırmalarını yanlış yerlerde yapıyorlar aslında. bizim yurda gelip sene boyunca yatağından hiç kalkmayan insanların yatağını karıştırsalar, henüz hiç keşfedilmemiş binlerce parazit kolonisi bulabilirler.

yazın karar verdim, sömestr'da karar verdim. lise hayatım boyunca da sene başlarında kararlar verdim. "ben bu sene derslerime çalışacağım! bu sene zayıfım olmayacak arkadaş!" gibi büyük bir lafla başladı her senem. lisede zayıfsız bir yılımın geçtiğini hatırlamıyorum. babamın, beni o zamandan verip sanayiye vermesi gerekiyordu. eğer ki sanayiye verseydi, şimdiki kadar acı çekmezdim.

bazen, uğraş verdiğin şeyin ne olması gerektiğini unutuyorsun. dersler mi daha önemli, yoksa kendini geliştirmek mi? bunun bir kararını vermen gerekiyor ve verdiğin kararı insanlara anlatabilmen gerekiyor. üniversiteye kendini geliştirmek için geldiysen eğer, benim gibi içine kapanmak yerine ailene anlatman gerekiyor. ben anlatmadım, oradan biliyorum; bu yazının devamında, anlatmadığım için neler olacağını anlatacağım.
aslında eğitim güzeldir, öğretim olmadığında. dünyanın her şeyini pratik çözümlerle yapabilirsin. bir bilgisayarda kodları kullanarak program sildiniz mi hiç? ya da ne bileyim, basketbol oynarken potaya hangi açıda şut atacağınızı hesapladınız mı? hayır.
istemediğim bir bölümde okuduğumdan her zaman yakındım. ailemin kafasındaysa her zaman "dersleri iyi olsun, diplomayı alsın ve sonra ne yaparsa yapsın." vardı. ailem haklıydı aslında, ben haksızdım.

ben biraz garibim. kız olsaydım adımı pollyanna koyarlardı. elime küçük bir bilgisayar ya da mikrofon verdiğiniz zaman tüm dünyayı değiştirebileceğime inanıyorum. bunu kime anlatsam beni eleştiriyor ama bir gün dünyayı değiştirebileceğimden eminim. sadece taytım yok, süpermen değilim.

oysaki benim kafamdaysa, "bu seneler bir daha gelmeyecek. mezun olduğum zaman işe gireceğim. gençliğim çoktan elimden alınmış olacak. zaten ot gibi gelmişim, ot gibi ölmek istemiyorum." mantığı vardı. bana sorarsanız, haklıydım da. ama "hayat böyle" be kuzum, bu dünya böyle değilmiş.

kendimi ilk olarak bir topluluğa attım. dünyayı değiştirmeye, kendimi değiştirmeye büyük adımlarla başlayamazdım zaten. koşarak ilerleyip şenliğe doğru giderken, şenlikte çalışan tüm ekibe bağlandığımı fark ettim.

daha önce çok fazla ortam gördüğümü söyleyebilirim. bugüne kadar her şey ters gitti. bağlandığım her ortamdan sike sike ayrılmak zorunda kaldım. ama bu sene, yıllar sonra çocuklarıma rahatça anlatabileceğim bir ortama girdim, bağlandım ve kaldım orada.

şenlik için hazırlıkları yapmaya başladık, ekipler oluşturuldu. her şey iyi gidiyordu...
hayatta her şey kötü giderken, bir şeyler iyi gitmeye başlıyorsa eğer orada bir bokluk çıkacağı kesindir zaten. mutlaka eskiden yaşadığın acılardan daha büyüğü seni bekliyordur ve mutlaka daha büyük şemsiyeler açılacaktır sen de.
şenlikte yapılan hatalardan, grafiklerden falan bahsederek yazıyı çok uzun tutmak istemiyorum. istek olursa, yapılan hatalardan çektiğim pişmanlıkları başka bir yazıda anlatırım zaten.

her neyse, yanlış hatırlamıyorsam şenliğin ikinci günüydü. babam, otomasyon'a girip notlarıma bakmış. ben kafamdaki fikirler yüzünden okulun derslerini pek takmayan bir insanım. bu yüzden çoğu notum da zayıf zaten.

babamın ağzından şu laflar döküldü: "iyi oğlum, uğraş bakalım şenlikle falan. zaten son şenliğin."
dünyada illaki çok kötü şeyler olabiliyor. reyhanlı patlıyor mesela, ya da suriye kan ağlıyor. ama dünyanın en büyük acısını; tam mutlu olup, "işte yaptık ulan!" dediğin anda kafana inen meteor çektiriyor.
ne diyeceğimi bilemedim. içimi bir an hüzün kapladı. şu anki şenlik ortamına ve şenlik ekibine, orada çalışmaya, insanlar için bir şeyler yapmaya o kadar alışmıştım ki "seneye üniversitemde olmama olasılığı" aklıma hiç gelmemişti bile.

şenlikte konserler yaşandı. insanlar gece yarılarına kadar coştu. ben kendimi sürekli çalıştığım odaya kapattım. eğlenceler falan umrumda değildi, aklımda sadece "seneye olmayacağım" vardı.
işin en kötü tarafı ne biliyor musunuz? insanlar size "seneye şu kısmı şöyle düzeltiriz" dediğiniz zaman kalkıp "seneye ben olmayacağım" diyemiyorsunuz. sürekli ümit verip sonra çekip giden sevgiliden bir farkınız kalmıyor o an.
aslında bunun bir elveda mektubu olması gerekiyordu. ama ben, elvedaları pek sevmem. elvedaların da beni sevdiğini zannetmiyorum. seneye okulda olup olmayacağım şu an sadece "olasılık"tan ibaret. kesinleştiği zaman mektubumu yazarım zaten.

ama ne olursa olsun. ben bu şenlik ekibini hiçbir zaman unutmayacağım. çekip gidersem, gözyaşları içinde gideceğim. belki de ilk defa bu kadar içtenlikle ağlayacağım. tam ağlamayı tamamen unutmuşken, birden bire geri gelecek her şey.
ne bileyim işte. ben aslında elveda da bilmem. ama insanın aklına geldiğinde kuduruyor.

ve kim bilir. sene bitmeden kıyamet kopar. burada ölürüm, gitmemiş olurum en azından.

Yorumlar

  1. Ayni olayi ben de yasadim. Senliklerden uc gun once bizimkiler notlarimi gorduler ve eger duzeltemezsem seneye okula gidemeyecegimi soylediler. Gorduler soylediler diyince olay cok sakin yasanmis gibi geliyor ama sen ve bunu yasayanlar eminim biliyorlardir hic oyle degil. Herneyse senlikte calismama laf soyleye soyleue bir haftayi zor gecirdim evde. Okulda mukemmel zaman evde bitmek bilmedi. Konserlere gitmeme de izin vermediler zaten. Sana bunlari neden anlatiyorum cunku bunlari ben de yasiyorum nasil hissetigini biliyorum ama pes etme vaz gecme diye soyleme ihtiyaci duyuyorum. Sonucta ben bu uniyi kolay kazanmadim. Onlarin seneye okul yok demesiyle butun hayallerimi mutlu oldugum yeri gelecegimi cope atamam. Ama ben ne dersem diyeyim onlarin isteginin olcagininda farkindayim tabi ben onlarin fikirlerini degistirmezsem. Bu donemki notlarimla sayisal loto oynanir buyuk ihimalle hepsini veremeyecegim ama en azindan 5 aldigim vizeden 50 final notu alirsam cabami gorurler. O yuzden simdiden ders calismaya basladim. Gelecegimi onlsrin agzindan cikacak olan bir soze birakamam. Sana da aynisini oneriyorum hayat ne kadar kotu olsada bazi seyleri degistirmek bizim elimizde. Seni bir haftadir taniyor olsam bile kolayca soyleyebilirim ki senlik odasinda mutlusun oraya aitsin. Bu cok acik gozukuyor. Ait olunacak yer bulmak zordur sen bulmussun baskalarinin elinden bunu almasina izin verme

    YanıtlaSil
  2. gitme olasılığını bende hiç düşünmemiştim..en yakın arkadaşımı kaybetme riski benide korkutuyor..

    YanıtlaSil
  3. Bir Uludağ lı olarak hazırladığınız şenlikte çok şey buldum ve çok eğlendim. Uğraşınıza sağlık gerçekten güzel iş çıkardınız.
    Ayrıcaaa bugün,çarşamba günü yani,akşam 19.30-20.00 civarı Usat tarafından kyk ya doğru yürüyen 5-6 kişi içinde sen de var mıydın? Galatasaray formalı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eğlenmenize çok sevindim. mesajını tüm ekibe de ileteyim :). genelde o saatlerde, yurda gitmek için usat'ın önünden geçiyorum. bugün üzerimde galatasaray forması vardı ve 5 6 kişiydik. yani ben olabilirim, evet.

      Sil
  4. Uzaktan da olsa gördüm seni :) Hiç yanılmam. Merakla takipteyiz blogunuzu efendim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eheh, keşke gelip konuşsaydın. iyi olurdu, tanışırdık falan. teşekkür ederim.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?