güzel şeyler bir türlü olmuyor.

bir kaç cümle bile yazamadım, elim kolum titriyor. özür dilerim, çok duygusalım bugün. o yüzden, aralara girip bir kaç cümle eklemeyeceğim. sadece, hikaye yazacağım işte. tekrar, özür dilerim.
kenarda köşede yakılmış ve içilmeden bırakılmış sigara gibi hayatlar. sıra sıra koyulmuş, sıkı sarılmış tütün misali. arada sırada rüzgar esiyor, uçup giden dumanla birlikte kayboluyor her şey. rüzgar ne kadar hızlı esiyorsa, o kadar çabuk yaşlanıyoruz. ve öyle bir sigara ki bu, bazen bitmesi yüz yıl sürebiliyor.

bazen, yazdığı her şeyde aynı kelimeleri kullanıyor yazar. sessizlik, yalnızlık, mutsuzluk falan. tanrıya özeniyor sanırım. yani, kader gibi aynı. sürekli aynı şeyler çerçevesinde yazılmış. birileri ölüyor, acı çekiyorsun. ölürken, acı çekiyorsun. yalnız kalıyorsun, acı çekiyorsun. sevgilinden ayrılıyorsun, acı çekiyorsun. ailenle kavga ediyorsun, acı çekiyorsun. mutsuz oluyorsun, acı çekiyorsun. etrafına binlerce kelime sığdırılmış ama anafikir hep aynı, acı çekiyorsun.

bazen, mutlu da oluyorsun tabi. o zamanda, mutluluğunun bile en kısa sürede bitebileceğini öğrenip acı çekiyorsun. bazen abartıyorsun olayı, her an öleceğini düşünüp yaşamaktan bile acı çekiyorsun. ne bileyim... bazen, her şeyin güzel olacağına inanıyorsun. çoğu zamansa güzel olmuyor, yine acı çekiyorsun.
birileri kendini asıyorken, birileri sevişiyor. birileri gözlerini doyuramıyorken, birileri açlıktan ölüyor. birileri düşünüyor, birileriyse düşünmekten bi haber. birisi var, dünyadaki her şeyi düşünüyor. dünyadaki her şeyi değiştirmek istiyor.

ama hiç kimse o birini tanımıyor. tanıyanlar da dalga geçiyor zaten.
dayanamadım yine, aynı şekilde yazmaya karar verdim. az önce titreyen elim kolum duruldu şimdi. gözlerim doldu sadece bu sefer. bulanık görüyorum.
bir şiir yazıyorsun, insanları şiir olduğuna inandıramıyorsun.
bazen sen bile inanmıyorsun yazdıklarının anlamı olduğuna.
bazen, anlamsız şeylere bile anlam katabiliyorsun zaten, sadece bir umut için.
bazen, bazen ile başlayan milyonlarca cümle kurabileceğine inanıyorsun da...
zaten bazen, hayat sadece bazenlerin birleşmesiyle oluşuyor.

bazen mutlu olduğunu düşünüyorsun mesela, bazen mutsuz.
işte o an anlıyorsun mutlulukla ilgili sadece iki seçeneğinin olduğunu.
bazen'ler anlamsız kalıyor çünkü, ya mutlu hissediyorsun ya mutsuz.

sonra, her gün evinin önünden şarkı söyleyerek dilenen dede ve nine geçiyor.
seslerinin mükemmel olduğunu ve varını, yokunu, her şeyini onlara vermek istiyorsun.
sonra, bir gün evinin önünden şarkı söyleyerek geçen sadece dede kalıyor.
ağlıyor ama görmüyorsun. susuyor ama duyuyorsun.
hayatını verdiği kadını kaybetmiş olduğunu fark etmiyorsun bile.
kadının cenazesinin kalkmamış olduğunu bile bilmiyorsun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?