iğrenç bir insanım ben.

özür dilerim, yine duygusalım biraz.
bir gün yine arkadaşlarlaydım, deliriyordum. bu sefer cehennemdeydik, cennete gitmenin hayalini kuruyorduk. oldu da, bir şekilde cenette gönderdiler bizi. yakınlarım, arkadaşlarım, gözlerime bile bakmadan sıra sıra yüzüme tükürmeye başladılar.

bir insana bakmadan, onu yargılamak kolay. ihtiyacım olan sadece "neden cehennemdeydin?" sorusuydu. gözlerime bile bakmayan, bakamayan insanlardan bu soruyu bekledim. sormadılar. cennet, her şeyin güzel olacağı söylenen o güzel yerdi. "cehennemden gelmiş bu." bakışlarına maruz kaldım. itildim, kenara köşeye çekildim.

düşünsene, her şeyin güzel olduğu yerde bile yalnızdım. düşünsene, her şeyin güzel olduğu cennette bile yalnızsın.
ölmekten başka bir şey düşünmek değişikmiş. hayatımda ilk defa öldükten sonrasını düşündüm. annem, babam hep cennete gitmemi isterdi. neden cehenneme gittiğimi kendim bile bilmiyordum. birileri sorsaydı eğer "hayatınızı kurtarmakla uğraşıyorum" diyecektim, yalan söyleyecektim. ama kimse sormadı.
bir gün yine arkadaşlarlayız. cehennemde değil bu sefer. başka bir gezegenin cehennemi olma ihtimali olan dünyadayız. her şey, her zamanki kadar berbat. herkes, her zamanki gibi birbirinden nefret ediyor. kulaklıktan bir şarkının sözü, her şeyi özetliyor: "gitmek kolay, ya sonrası? silebilir misin sende kalan dudaklarımın nemini? atamazsın biliyorum, sende solan yüreğimi. ver bana düşlerimi, ver bana gülüşlerimi. yanarsın, ah yanarsın, verirsen bana kendini. ver bana düşlerimi, ver bana gülüşlerimi. yanarsın ah yanarsın, verirsen bana kendini."

bir gün yine arkadaşlarla değiliz, bir gün tek başımayım. yine aynı yerde. aynı şarkı sözleri kulaklarımda devam ediyor. cenette yalnızlığı düşünüyorum. içimdeki bunalımı düşünüyorum.
ondan sonra geçiyor. ondan sonra, her şeyi nasıl yazabileceğimi düşünüyorum. bir şeyler yazıyorum ama, düşünsene... ona bile kelimeler yetmiyor.
bir kelime titriyor dudaklarımda, bir orospunun çocuğu gibi.
boğazları kesilmiş insanın, ses telleriyle yapılmış bir kemanın sesi.
dünyanın en güzel orkestrası, konçertosundan sonra intihar eden şef gibi.
yalnızlıktan ne yapacağını bilememiş insanın bileğindeki kan gibi.
kendini asmak isteyen bir insanın, yukarıdan sarkıtmış olduğu ip gibi.
iğrenç bir insanım ben. biliyorum.
terkedilmeye programlanmış, tanrının en güzel oyuncağı gibi..

Yorumlar

  1. "başka bir gezegenin cehennemi olma ihtimali olan dünyadayız." bayıldım bu sözüne.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?