saçmalık: bu seste bir hüzün var.

başlığa nokta koyulmaz, başlıklar büyük harfle yazılır. başlıktan çıkartılacak çok şey vardır aslında. kelimeler ordusunun kısa özetidir. "kısa ve öz konuşuyor." cümlesinin anlamıdır. ama benim için değil.
özlediğin bir şey varsa, küçük metreler büyük kilometrelere dönüşür.
beklediğin bir şey varsa, saniyeler bir anda saatler olur çıkar karşına.
kendini boşlukta hissedene kadar, dünya senin düşmanındır.
her şeyin düzeldiğini gördüğünde, bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüyorsan eğer...
hiçbir zaman düzelmemiştir zaten her şey.

söylesene çocuk, dünyanın düzeleceğini düşünüyordun, ne oldu?
çocukluk muydu?
sus çocuk, vazgeçtim. söyleme. dünyanın düzelmeyeceğini biliyorduk ama...
üç beş kuruş bile etmeyen hayallerin vardı. onlara ne oldu?
kayıp mısın? bulamıyor musun?
üç adet trafik ışığı vardır. kırmızı, sarı ve yeşil. kırmızı dur der. sarı hazırlan. yeşilse geç. tam tersi de olabilirdi. yedi adet trafik ışığı da olabilirdi. kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor. bir araya gelip, gökkuşağı oluştururlardı. kırmızı durdurup, turuncu düşündürebilirdi. sarı, "açları doyur" demek olabilirdi. yeşilse "fakirlere yardım et". mavi, lacivert ile aşk yaşayabilirdi. ya da ne bileyim... mor, zaten en sevdiğim.
bir ses var, ağlıyor. bir ses duyuyorum, gülüyor. birileri gülerken, birileri hep ağlıyor. bir insan var, kavuşuyor. bir insan görüyorum, özlüyor. bir insan var, yalnız. bir insan görüyorum, yalnız. bir insan daha görüyorum, yalnız.

biliyorum, insanlar biraz yalnız hissediyor. insanlar biraz çaresiz. insanların hep bir sorunu var, ama insanlar hep yalnız.

çünkü, insanların trafik ışıkları üç renkli. duruyorlar, görüyorlar ve yüzlerine bile bakmadan geçiriyorlar. oysaki, ne güzel olurdu yedi renk olsaydı. bir araya gelip, gökkuşağı oluştururlardı. ben mor olurdum, çünkü mor... en sevdiğim.

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?