uyuyakalmak

daha küçücüksün, masal anlatıyorlar. beşiğindesin. hayattan bi habersin zaten. mutluluk nedir haberin bile yok. ama sadece mutlu ol diye, masal anlatıyorlar. çünkü, sadece masalların sonu mutlu bitiyor o zamanlar. anlayabileceğin dilden konuşuyorlar. uyuyorsun. rüyalarında prenses'i öpüyor prens. zaten, bildiğim başka masal yok.

büyüyorsun, film yapıyorlar. koltuğundasın. ya televizyon başında, ya bilgisayarında. hayattan haberin var bu, sadece unutmak istiyorsun. sadece unut diye, film yapıyorlar. çünkü, sadece filmlerde kahramanlar var. çünkü, sadece filmlerde kahramanlar zorluklarla baş edebiliyor. çünkü, ne bileyim... bir şeyleri unutmaya ihtiyacın var. ve sadece, filmler anlayabileceğin dilden konuşuyorlar. sadece, dizilerin baş kahramanları istediğin hayatı yaşıyorlar. uyuyorsun. rüyalarında kendi filmini yapıyorsun.

kimi zaman, hiç izlemediğin bir porno filminin orospusu oluyorsun. kimi zaman, dünyayı kurtaran adam. kimi zaman zombilerden kaçıyorsun. kimi zaman... ne bileyim işte, boş bir başbakan. "kimi zaman nedir, ne için kullanılır? sadece alışkanlıktan kullanıyorum."
sonra, gün bugün oluyor. uyuyorsun, uyuyakalıyorsun. çünkü, küçüklüğünden beri en büyük mutlulukları uykunda yaşıyorsun. kötü şeyler gördüğünde hıçkırıklarla ağlayarak uyanıyorsun. çünkü, bilmiyorsun ki aslında küçüklükten beri rüyalarda sadece iyi şeyler olduğunu öğrettiler sana.

korku, büyük şey. ben allahtan korkuyorum dediğin zaman da var, uyumaktan da.
yatağa yatıp sağa sola dönüyorsun. bu sefer uyumaktan korkuyorsun çünkü. ne kadar çabuk uyursan eğer, o kadar çabuk ilerleyecek zaman. o kadar çabuk sabah olacak ve seni bekleyen sorunlarla o kadar çabuk yüzleşeceksin.

uyuyorsun, 6 saatlik zaman dilimi dakikalar içerisinde geçiyormuş gibi geliyor sana. saat 01.14'te gözlerini kapatmışsın. açtığında saatin 07.28 olduğunu fark etmişsin. yatakta sağa sola dönüp son bir kere daha, "yeni bir günün amına koyayım! uyanmak istemiyorum ki bu sefer. hay sikeyim ya." diyorsun.

günlük rutin sonra. kahvaltı yapıyorsun, dişlerini fırçalıyorsun, dışarı çıkıyorsun. her zamanki yerde, her zamanki otobüsü bekliyorsun. her gün bir kaç dakika farkla gelen otobüse biniyorsun. gitmen gereken yere gidiyorsun. işkence gibi, yatakta yaptığın gibi sağa sola gidiyorsun.

gece oluyor, yatağa yatıp yine sağa sola dönüyorsun. yine saat 01.14 oluyor, gözlerini kapatamıyorsun. uyumaktan korkuyorsun çünkü tekrar. daha geç saate uzuyor bu sefer.

ne bileyim işte. insansın, bazen her şeyden korkuyorsun.
olayı, farklı yere çekip bitirmek istiyorum yazıyı.
bugün yazıyorsun. yarın da yazacaksın. bugün uyuyorsun, yarın da uyuyacaksın. bugün korkuyorsun, yarın da korkacaksın.

o zaman söylesene bana, "şu amına koduğumun hayatında farklı olan ne var?"
cevap veremiyorsan eğer, "neden canın sıkılıyor, neden yalnız hissediyorsun?" diye sorma bana.
çünkü biliyorum. sen de uyuyorsun, sen de korkuyorsun. senin de farklı bir şeyin yok.
ama, sadece belli etmiyorsun. sikeyim, sadece belli etmiyorsun!
gelmiş bana, benden farklıymış gibi konuşuyorsun.

aramızda, kocaman bir fark var.
farklı olmadığımı itiraf ediyorum.
kendinde ne fark buluyorsun amına koyduğum? neden fark aramak yerine...
sadece itiraf etmiyorsun?
götün mü yemiyor?

Yorumlar

  1. ^^... çünkü, sadece filmlerde kahramanlar var. çünkü, sadece filmlerde kahramanlar zorluklarla baş edebiliyor. çünkü, ne bileyim... bir şeyleri unutmaya ihtiyacın var.^^
    Sanırım sosyal hayattan kaçıp bütün gün film izlememin nedeni bu.Tamda bu !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kim bilir? belki de. insan insanı anlayabiliyor istemeden de olsa.

      Sil
    2. Kimden duydum hatırlamıyorum ama ; Bazı insanlar hislerinize dokunurlar.
      doğru sanırım.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

farklılaşamadıklarımız