sigaranın dudağa yapışan tarafı.

sigaraya çeşitli anlamlar yüklendiğini gördüm. sigaraya hiçbir zaman "sigara" gözüyle bakmadığımı bilmenizi isterim. her zaman farklı bir anlamı vardır; içmeyeni için "zıkkım"dır mesela, dertli adamın "psikiyatrist"i, boşalan adamın orgazmdaki "son fırt"ı, sohbeti bol masanın "meze"si... ya da siz ne anlam verebilirseniz, o'dur işte.
sana biraz aşktan bahsetmeliyim. bir gün bir kadını çok sevmiştim her zamanki gibi. kadınlar zaten sevilmek için ve bir erkeği tamamlamak için yaratılmışlar. o kadar çok senden bahsediyorum ki son zamanlarda "kadın" kelimesinin altına gizleyip seni. yazdıklarımı biraz anlıyor olsaydın, benden nefret ediyor olabilirdin. okuyup da anlamaman da yeterli benim için; her zaman yeterli olmuştu.

içilen her sigaranın farklı bir anlamı vardı yıllar önce. en zevklisi seninle birlikte içtiğim sigaranın son demleriydi sanırım. her kitabın güzel bir sonu olmak zorunda değil; ben zaten kitabı son sayfası yırtıldığında severim. bir şeylerin sonsuza kadar devam etmesini istersen eğer; sonlarından asla bahsetmemelisin. sonlar, daima acı verir çünkü. mutlu sonuyla izlediğin filmin bitiyor olması bile acı vericidir. her neyse, bunların konuyla alakası yok.
şimdi, hayal eder misin?
bir makineye bağlı yaşamak zordur. bir makineye bağlandığını ve aşık olduğunu düşün. duygusuz bir makine için içinde ne kadar büyük aşklar taşıyabilirsin? hafiften kafayı bulduğunu ve içtiğin alkolün son yudumlarının kafanı kıyaklaştırdığını hayal et. en sevdiğin kadına sevdiğini itiraf edebilecek kadar cesaretli hissedebiliyor musun kendini? ya hissetmiyorsan?

"şerefine" derken bakışlarına dikkat et sevdiğinin. sana bakmıyorsa "bana bakmayışlarının şerefine" diyebilir misin? bu kadar yaratıcı olmayı kaldırabilir mi cesaretin? soruların dur durak bilmeden devam etmesine bakma; kafanda benim kadar soru olursa eğer sadece ben gibi hissedebilirsin. kafandaki her şeye karşı mavi ekran veren bir bilgisayar olduğunu hayal et şimdi; sahibinin gözünde ne kadar iyi olabilirsin?

dudaklarına kondurduğu son öpücüğü hayal et biraz. son sevdiğin kadının "hayır, asla gitmeyeceğim" dediklerini hatırlat kendine ve tekrar unuttur. acı çektirmiyorsan eğer kendine, yaşamının bir anlamı yok demektir. insanı insan yapan acıdır; ve bir aşk sadece acıyla birleştiğinde gerçekten aşk olabilir. sevdiğin kadının dudaklarını hayal et, şimdi öp. şimdi geri çekil ve unut bunu. en baştan hayal et ve tekrar unut; ne kadar baştan yaşarsan ve bayağılaştırırsan o kadar kesebilirsin umudunu. cesaretin olmadığı yerde umuda gerek duymamalı insan.
şimdi hayal etmeyi bırak. sana tamamlanacak bir kaç cümle, binlerce düşünce bıraktım. bana bir gün teşekkür edecek; ben olmanın ne kadar acı bir şey olduğunu anlayacaksın.

şimdi tekrar hayal et. tekrar tekrar hayal et. ben ol, benim gibi ol ve beni hayal et; ben gibiyken bir kadına aşık olduğunu hayal et. karmaşık durumumu çözebilirsen, kendimi öldüreceğim. karmaşık durumumu çözemeyeceksen eğer; gözyaşına bakmadan seni öldürebilirim. son kez olsun, son hikaye olsun ve son sigaramızı yakalım.
yüzüne söylemeye cesaretim yok; bu umutsuzluk bitiriyor beni. buradan söylesem üzerine alınır mısın bilmiyorum. yine de, her şeye rağmen; behzat ç deyimiyle, evlensen ya benle?
ve son sigara yanar. günaydın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?