kendi kendine ihanet.

yıllardır aynı şeyi söylemeye devam edeceğim. yıllarca aynı cevabı verecekler: "ama, yaşadığın sistem bu mustafa. buna katlanmak zorundasın."
biraz şekerini ölçeyim istersen. şekerli çayı çok fazla içmemeni önermiştim, yine dinlememişsin. çayın soğuğundan da uzak dur, orijinalliği kaçıyor. neyse, bugünkü sorunun ne bakalım delikanlı? neden geldin yine buraya. bir haftadır aralıksız uğradığına göre, hayat çok kötü gidiyor olmalı.
tüm başarılı adamların üniversiteden terk olduğunu gösterirken, bir yandan da üniversiteyi okuyup başarılı bir adam olmamızı istiyorlar. başarısızlıklarla sonuçlanan üniversite döneminin ardından, dünya üzerindeki tüm devletlerin birleşerek gizli toplantılar sonucu bazı anlaşmalar imzaladıkları komplo teorisini öne sürüyorum.

birileri insanların zorla üniversiteye gitmesini ve gereksiz binlerce şey öğrenmesini istiyor. toprakla uğraşacak adama matematik, fizikle uğraşacak adamaysa eğitim bilgileri gibi saçma sapan şeyler öğretiyorlar.
yani yine sisteme karşıtlığın tuttu öyle mi? sistemin içinde yaşadığın ve ona ayak uydurduğun halde aykırı olmana çok şaşırıyorum doğrusu. kendi kendine düzeleceğine söz verdiğin şu günlerde, böyle şeylerle tekrar başbaşa kalman bana acı çektiriyor.
senin acı çekmen umrumda değil. insanların benden yapmamı istedikleri şeyleri yaparsam eğer kendi kendime ihanet edecekmişim gibi geliyor; bunu başka kelimelerle anlatmam imkansız.

komşumun oğlu üniversiteyi bırakıp facebook'u kursaydı eğer annem "bak, komşunun oğlu üniversiteyi bıraktı da adam oldu" demek yerine "teyzenin kızı eczacılık okuyor ve bu sene okulu bitecek." derdi. her zamanki gibi "kimin daha büyük paralar döndüreceğini göreceğiz" derdim ben de. karşılarına beş parasız çıktığımda...
neyse ya, kime ne anlatıyorum. siktir et.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?