artı on sekiz: orospulaşmış bedenim.

adettendir, bir gecenin ertesinde evden kaçan her erkek arkasında sevgi dolu mektuplar bırakır. adettendir oysaki bir gecenin ertesinde evden kaçan her kadının arkasında üzüntü dolu mektuplar bırakması. küçük zevkler, adet yerini bulsun diye oynanmış oyunların birer parçası. "her şey bir hataydı. üzgünüm. görüşmemek üzere." sağa sola fırlatılmış utancın üstü simsiyah sütyenle kapalı. bugün de ölmediğime göre henüz yerinden çıkmamış eşofmanım.
minik bir dolabın üzerine yazılmış "incir reçelini severim!" masalından uyandığımda her şey için çok geçti. ölmüş prensesini öpen prensin nekrofili olduğunu saklıyordu zaten masallar. kral bitti, kraliçe bitti, yedi tane cüce bitti ve biz sadece prens ile prensesin mutluluğuna takıldık.

yedi tane birbirinden küçük cüceyi aradım geçenlerde. kontörüm olmadığını fark ettim. turkcell yine orospu çocukluğu yapıyordu anlaşılan. prenses ile prens'i haberlerde görüyordum. kralın kafasını kesmeyi, tahta geçmeyi planlıyorlarmış. ama benim bahsetmek istediklerim bunlar değildi.
adettendir, her sevişme sonrasında bir erkeğe "seni seviyorum" der kadın. adettendir oysaki her sevişme sonrasında bir kadına götünü dönup uyuması erkeğin. her erkeğe başka bir şekilde bağlanır kadın. ve her kadından aynı şekilde kopar bir erkek. ortada bırakılmış, seks dolu bir aşkın günahkar tohumları. "her şey bir hataydı. sarhoştum, hatırlamıyorum." toplanmamış yatağın üstü bembeyaz spermlerle kapalı. bugün de doğmadığıma göre hala yanlış bir adresteyim.

orospulaştım. belki ruhum, belki bedenim; sadece ikisinin aynı anda olmadığını biliyorum. belki bedenim, belki ruhum. bazen ruhum, bazen bedenim. kendimden oldukça uzaklaştım. aseksüellikle kaplanmış tam dört yıl; üstü "boşa geçmiş" suçuyla yargılı.
tam yanı başımdaki düğün salondan gelen korna sesleri. bitmiş bir düğünün, dağılmış bir aşkın, peşi sıra koşulması bırakılmış hayallerin belirtisi. bir adamın damat için "helal be oğlum!" diye bağırdığını duydum. bir adam gelin için "geçmiş olsun yenge." diyordu. bir adam belki de yıllarını harcadı kadınların peşinde. bir kadın belki de yıllarca bir erkeği bekledi. bir adam vardı ben; uzaktan sigarasını yakan. yorumsuz kaldım.

bir kadınım vardı yıllar önce yarattığım. mini eteğinde sessiz sakin kayboldu sonra. bir kadın vardı, kırmızılı. yok olduğunu hatırlamıyorum bile. belki de uzaklarda bir kadın vardır, belki de sonra o da yok olur. belki de ben... bazen düşünüyorum da; belki de ben yok olmaya mahkumumdur.

kim bilir? uzaklarda bir kadın, beni bekliyordur ama şimdilik başkası vardır.
kimse bilmez... uzaklarda bir kadın vardı. onu bekliyordum.
ben biliyorum, başım çok ağrıyordu.

bir de şey vardı... galiba gün geçtikçe daha da orospulaşıyorum.
ve sen çok iyi biliyorsundur sayın okuyan...
hepimizin uzaklarda bir yerlerde birileri vardır.
varlığımızdan haberi olsa da, olmasa da.

adettendir sayın okuyan insanların insanları bekletmesi. ve adettendir; belki bir gün, ikimiz sevişiriz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?