biz adam akıllı kimseyi sevemeyecek miyiz?

"biz adam akıllı kimseyi sevemeyecek miyiz be aslanım?" dedim. suratıma uzun uzun baktı, "belki de adam akıllı olmayan, sevemeyen bizizdir be oğlum." diye cevap verdi. "be"den sonra gelen sahiplik kelimelerinin anlamı büyüktü çocukluğumuz için. iki ev arkadaşı, birbirimize sahiptik en azından. dünyadaki en büyük çılgınlıkları yapabilir, çılgın hayatlar yaşayabilirdik. sadece evde oturmayı tercih ediyor, her şeyi boşvermeye çalışıyorduk.

"belki de..." dedim uzun uzun düşündükten sonra. eskide kullandığım "bazen"lerin yerini belkiler almaya başlamıştı. hiç "iyi ki" ile başlayan cümleler kuramamıştım zaten.

belki de gerçekten her şeyin suçlusu bizdik. öncelikle paranoyaktık. küçük olayları büyütmekte, takmıyormuş gibi gözüküp takmakta, dertlerimizi kimseye anlatamamakta üstümüze yoktu. ikimiz de yazmaya çalışıyordu üstelik; yazar olmak istiyorduk.

yazarların, kimsenin bilmediği ortak özellikleri vardır. her şeyi kafamızda planlıyor, senaryoları yazıyor, uygun roller buluyor ama bir türlü kendimizi bir yere koyamıyorduk. her şeyi kötüye yoruyorduk ki bu en kötüsüydü. en iyi, en güzel olayda bile bir kötülük vardı bizim için.

bilmiyorum be aslanım. belki de herkes adam akıllı seviyordu da; biz bu işi yapıyorduk.
kimse bilmiyordu.
belki de kimse bilmeyecekti.

ben bu işi geçenlerde "sana bugüne kadar sarılıp 'seni seviyorum olm lan! gel buraya!' diyen kimse olmadı mı olm?" diyen arkadaşım sayesinde çözmüştüm. gerçekten de, filmlerde gördüğüm gibi, insanların anlattığı gibi şeyler yapmamıştı kimse bana. kimse 'seni seviyorum olm lan! gel buraya!' da dememişti.

belki de gerçekten, biz sevemiyoruzdur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?