saçmalattirik: kaybedilmiş doğallık!

kapatın ulan yüksek sesli müziği! psikodelik hayaller uğruna yaşanılmış bir hayatın saçma sapan oyuncusu olmak istemiyorum ben. deli misiniz nesiniz? deliyle sikişiyor olmanın verdiği ruh haline dayanarak konuştuğunuzu tahmin edebiliyor ve deliriyorum! yeşil çiçeklerin kırmızı dikenler çıkardığı bir hayatın sentezlediği oksijenle yaşamak istemiyorum. kısın sesini şunun biraz, ciddi anlamda ne dediğimi bilmiyorum!
üç yüz kişilik salonun altı yüz birinci yüzü olarak konuşuyor ve söyleyeceklerimi bir başka zamana saklıyorum. bugün de ölmedik, bugün de kendimizi kaybetme hayalleri uğrunda geçirdik anne! ah ne güzel giderdi altı yüz ikinci yüzümde kaybolmak. kalabalıklar içerisinde yok olmayı herkes isterdi; altı yüz üçüncü yüzüm var olmak istiyor.

sahnenin altı yüz dördüncü yüzüyle konuşuyorum, altı yüz beşinci oldu, yalan söyledikçe fazlalaşacağım. her yazdığımın ironileştiği altı yüz altıncı yüzüm, küçük dna'sal farklılıklarla altı yüz yedinciye doğru gidiyor. konuştukça yalan söylemekten, söyledikçe de fazlalaşmaktan bıktım.

bir önceki günüm bugünü, bugünümse yarınımı hiç hatırlatmayacak sayın okuyan. bana beni okumaktan bahset, bana beni okumanın nasıl bir duygu olduğunu söyle, bana seni tanımayan yüzlerce arkadaşın arasında yaşayabiliyor olmanın güzelliklerinden bahset. etrafım bu kadar kalabalıkken kaybolmaktan korkmuyorum çünkü.
diyen bir yazarın kendi içindeki savaşına şahit oluyorum. kendi içimdeki savaşımla karşılaştırıp farklı farklı kulelerden saldırılar hazırlıyorum kendime. duygularımı kızgın yağ ile eritiyor, yüzümü yalanlarla fazlalaştırıyorum. kaçıncı yüzünle hayata bakıyorsun bugün? kaçıncı yüzünle hayatına devam edeceksin?

ah sayın okuyan! sana bugün seni değil, beni anlatacağım. olsun varsın benden kendini ya da kendinden beni çıkar; matematiksel hesaplamalarınla sıfırı elde ettiğinde anlayacaksın zaten ne demek istediğimi.

içinde savaşa bürünmüş; bir tarafa koyduğun okçuların siyahlı piyadelere karşı bir şey yapamadığını biliyorum. verdiğin direniş takdire değer; ama kaybedeceğini kabul etmen ve piyadelerin sömürüsüne katlanman gerekiyor.

bırak seni olduğun gibi değil; olmanı istedikleri gibi kabul etsinler.
baktın olmadı mı? başkalarının istediği gibi kabul edilirsin.
ve her zaman bir başkası vardır senden başka türlü olmanı isteyen.

başkalarının istekleriyle orospu olmuş bünyen, pes etmeye ve değişmeye adapte oluyor. yıllar geçti sayın okuyan, yılların geçecek; büyüdüğünde, küçüklükte hayal ettiğin bir insan yerine başkalarının hayal ettiği bir insan olduğunu öğreneceksin.

ve her zaman bir başkası vardır senden başka türlü olmanı isteyen.

değiştirdiğin her ortamın, kaybettiğin her arkadaşlığın getirisiyle karşılaşacaksın sayın okuyan. kaybedişle orospu olmuş bünyen, adapte oluyor. yıllar geçti sayın okuyan, yılların geçecek; büyüdüğünde, getirisi olduğunu düşündüğün her tecrübenin götürüden ileriye gidemediğini öğreneceksin.

ve her zaman bir başkası vardır senden başka türlü olmanı isteyen.
ve her zaman bir başkası olacaksın sayın okuyan, fark etmeden.
fark ettiğinde; bir başkası olacaksın sayın okuyan. kimsenin fark etmediği.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?