yalnızlar yalanlar söyler.

bir şeylerden korkma ve bir şeye nefret duymanın sebebi beyindeki hipotalamustur. bunu, konuyla bir alakası olduğu için söylemiyorum. bir şeylerden korkuyorsanız ve nefret ediyorsanız, suçu nereye atacağınızı bilmeniz için söylüyorum. saatte iki yüz kırk beş kilometre hızla size doğru gelen bir ejderhadan korkuyorsanız, sebebi ejderha değil sizsiniz. bir kadına/erkeğe aşık olmaktan korkuyorsanız; sebebi yaşadıklarınız değil, sizsiniz. bir kadını/erkeği kaybetmekten korkuyorsanız, allah belanızı versin.

stres, hipotalamusu uyarır. aşırı stresli günler geçiriyorsanız eğer çükünüzün cıvıl cıvıl ötmüyor olmasının sebebi hipotalamustur. yoğun olduğunuz dönemlerde bir kadına aşık olamaz, güzel bir cinsel hayatı yaşayamazsınız. "kimseye aşık olamıyorum" diye ağlıyorsanız eğer sebebi başkası değil, sizsiniz. seks yapamıyorsanız eğer sorun elinizde değil, sizsiniz. ve hayatın şu dönemlerinde bile aşka inanıyorsanız eğer, allah belanızı versin.

kamu spotunu okudunuz, yazıya geçebiliriz.

her şey yolunda. her zamankinden daha fazla mutluyum. yersen eğer güzel yalanlarımız, yemiyorsan eğer bir sorunumuz var demektir. uzak dur benden; inanmak zorundasın, inanmak zorundayız. yememe gibi bir şansın yok; eline bir kaç kadeh rakı tutuştursam ilk bağıracağın şey yalanların şerefine olur.

etrafım insan kaynıyor. herkes beni anlıyor. cebimde bolca param, kalbimde hiç yaram var. doğruyu söylediğimizde kimsenin gülümsemeyeceğini biliyoruz. gel şöyle otur yanıma, birbirimizi kandıralım. birbirimize değil de belki yalanlarımıza ihtiyacımız vardır. yalanlarımıza inanacak insanlar bulmaya ihtiyacımız da olabilir mutlu olmak için. belki mutluluk gerçek olduğu için yalanlarımız vardır. bunu kimse bilemez, ben de öyle.

yalanlar için yalnız olmak gerekmez. ama yalnızlar daha fazla yalan söyler.

saatler oldu şu bilgisayarın başından kalkmayalı. düşünmekten kelime haznemde barındıracak o kadar çok yalan buldum ki, sadece bir kaçını duysan her şeyini terk edip bana koşarsın.

insanları ölmek istediğime inandıramıyorum. güçlü olmak değil, en ufak bir cesaretim olsaydı kendimi asmaktan bir saniye olsun korkmazdım.

en son beni terk eden kadını hatırlamaya çalışıyorum da üzerinden belki de yıllar geçmiş. bana aşık olduğunu iddia eden bir kadını kırk sekiz yerinden bıçaklamayalı yirmi iki sene olmuş, 2 ay sonra yirmi üçüncü senesine girecek. belki de bu dünya üzerinde bazı insanların sevmeye ya da sevilmeye hakkı yoktur.

belki bazı insanlar bu dünyaya yalnız yaşamak, yalnız ölmek için gelmiştir.

karanfillerin güzel kokusunda yüzüyor gemiler. beni de yanları alsaydılar belki çok güzel uyurdum.
bugün de bir kadını en güzel yerinden öpüyor şiirler. ben yazsaydım belki de birini bulurdum.
yine bir gecenin karanlığında kayboluyor gemiler. beni de yanları alsaydılar... ne bileyim işte, yine ümit ediyor olurdum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?