zamana bırakmak, insanı öldürür.

kanser olmayı çok istiyordum. uzun süre kanser olduğuma, psikolojik hastalıklarım olduğuna inandım. bir şizofrenin güzel masallarını okumuştun sayın okuyan ve her masalın mutlu bitmek zorunda olmadığını gösterdim sana. şimdi, yavaş yavaş azalan okuyucu sayıma bakarak kendimle gurur duymaktan başka hiçbir şey yapamıyorum. bir de sigaram var tabi; arada sırada işe yarıyor.

velhasıl kelam, ben hiçbir zaman kanser olamadım sayın okuyan. ama etrafımdakiler oldu, etrafımdakilerin kanser ile birlikte eriyip giden hayatlarını sadece annemin ve babamın sohbetlerinden dinleyebildim. 21 yaşında bir adamı kanserden kaybettiğimizde babamın telefonla beni arayıp söylemediği "oğlum, seni kaybetmekten korkuyorum" lafını en derinlerimde hissetmiştim. yaşı 65i geçmiş adamı kanserden kaybettiğimizdeyse babamın söyleyemedikleri tükenmişti sanırım, "cenazene gelmene sebep yok, sen okuluna bak." diyebilmişti sadece.

ben hayatımı ilginç ölüm senaryoları üzerine kurdum sayın okuyan. aids olup, herkesin küçümseyerek baktığı gribe bile yenilmenin nasıl bir his olduğunu merak ettim. diğer tüm insanların küçümsediği, "alt tarafı grip, geçer gider" dediği çüküm kadar virüsün insan öldürebileceğine tanık olmayı istedim.

ama hayatın hep böyle olmadığını keşfetmek acı veriyor. hayata karşı hiçbir şeyi hissetmeyen insanlar yaşama tabi tutuluyorken, hayata karşı yaşama sevinci olan insanların ölümleriyle karşılaşmak; bir insana olgunluk ve acıdan başka hiçbir şey katmıyor. böyle şeyler olduğunda insan kendini suçlu hissediyor sayın okuyan. bazen yaparım böyle şeyleri ben, dünyanın öbür ucunda insanları öldüren fırtınanın suçlusuymuş gibi davranırım.

ben acıya bağımlı bir insanım sayın okuyan. bu yazıyı yazarken bile gram titremeyen ellerim, gerçek acıyla yüzleştiğinde daha fazla sertleşiyor. bana bakma sen, ben her şeyin suçlusuyum. bu kadar duygusuz ve anormal olmam gayet normal.

benim söylemek istediklerim sana, sayın okuyan. bu hayatta hiçbir şeyi zamana bırakma, birini seviyorsan eğer konuş onunla. ben konuşmadığım için yüzlerce insanı kaybettim çünkü, benimle konuşmadıkları için yüzlercesi kaybetti beni. elinde bir fırsat varken, zamana bırakma sayın okuyan; peşinden koş, yakala, gerekirse sıç ağzına, söyleyeceklerini söyle ve... acılarını zamana bırak.

söyleyeceklerim bu kadar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?