asosyal feys, asosyal hayat falan konulu.

ne kadar da eğlenceli bir sokak. sokak bu gece çok da eğlenceli değil. bi siktirip gidelim, uzaklaşım buralardan. hayatınız gösterdiğiniz kadar da mutlu değil, hayatım o kadar da mükemmel değil. yalnızlık bir o kadar da büyük, sokakta eşini bulamamış kediye bile bulaşmış. gerçeklik çok zor, alışılamıyor insan bir türlü.

telefonlarınız gösterdiği kadar mükemmel değil, sürekli iletişim halinde bulunmak kötü. varlığından her an emin olunduğunda zevkli olmuyor hayat. sevdiğinize mektup yazdığınızda ulaştıramamak çok daha güzel. bi siktirip gidelim, uzaklaşım buralardan.

"ne güzel değil mi dost? nerede olduğumu biliyor, ne düşündüğümü okuyorsun. benim hakkımda bilmediğin hiçbir şey yok. olmamalı da. beni en ince detaylarıma kadar tanımalı, şu an ne yediğimin fotoğrafına en ince detaylarına kadar bakmalısın. yeni bir elbise aldım, sence de güzel değil mi?"
"ne bileyim be oğlum, bunlar saçma değil mi sence?"
"şu an saçmalıyorsun ama, ne alaka?"
"yapıyorsun, ediyorsun, içiyorsun, sıçıyorsun... her şeyini saniye saniye öğreniyor ve yapamadıklarım için kendimi üzüyorum. sen hayatını yaşarken, oturduğum bilgisayar başında hayatını yorumluyorum."
"işte güzel değil mi?"
"bilmiyorum, sence güzel mi?"
"bence güzel."
"ben de sokakta yalnız bir kedi gördüm bugün. su verdim, süt verdim, çok açtı."
"harika, fotoğrafını çektin mi?"
"hayır, o kadar kalabalığız ki; yalnız kalmak isteyebileceğini düşündüm."
"ah büyük fırsatı kaçırmışsın, oysaki çok fena beğeni alırdı."
"bilmem. yalnızlık, o kadar beğenilecek bir şey mi ki?"
"hayır ama tatlılık öyle."
"yalnızlık, ne kadar tatlı olabilir ki?"
"bilmem, sen kadınları yalnızlığınla kandırmıyor musun? yalnızlığını tatlı buluyorlar."
"bilirsin, insanlar olmadığı şeyler hakkında yalan söylerken, öyle olmasını istedikleri için söylerler."
"yalnız olmak mı istiyorsun?"
"bilmem, sen istemiyor musun?"
"hiç kimse beğenmezdi ki o zaman. mutluluk olmazsa sevenin de olmaz."
"beni mutsuzken sevebilecek kimse yok mu yani?"
"var mı?"
"bilmem, mutlu musun?"
"birileri beğendiğinde, hiç olmadığım kadar."
"anladım."
"dağılalım o zaman."
"dağılalım."

hadi biraz sevişme üzerine tweetler atıp, içtiğimiz kolanın fotoğrafını paylaşalım. asosyal medya... çok da güzel bir şey. arkadaşımın babası ölmüş, çok beğendim. acaba o da beni beğenir mi? ölüm çok kötü şey, allah korusun yazsam severler mi beni? ah bir beğeni. beş oldu. sekiz!

süper... herkes beni tanıyor ve attığım her adımdan herkesin haberi var.

"neden kendimi bu kadar kötü hissediyorum dost?"
"bilmiyorum, eskisi kadar beğeni almıyor musun?"
"alıyorum, ama bilmiyorum. bir türlü mutlu olamıyorum."
"biraz yalnız kalmaya ne dersin? belki iyi gelir."

haklısın. hemen facebook'u açmalı ve "yalnız kalmalıyım!" diye durum yazmalıyım. bir beğeni, beş, sekiz! oley... herkes yalnız kalma isteğimi beğeniyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

evet dostum, hayatın yükümlülükleri var.