huzursuzduk.

evde bile gram huzurumun olmaması tanrının armağanı. saygılarımı sunuyorum tanrım; çok güzelmiş imtihanın. öyle bir sınav ki, hiçbir işe yaramıyor terk etmek diyarı. martı sesleriyle dolmuş istanbul'u fetheden ilk sultanım; neden yaptın?

methiyeler dökülmüş yalnızlıkla bir derdim var; ne kadar söz versemde kendime anlatamam. beni sevmeyen her insanla sorunluyum. zira binbir gece masallarından masal olsam; bin ikinci geceyi nasip görürler bana. sen ey kahraman, ey sultan, ey tanrı! biraz düşün; işlenmemiş günahlarımla hesaplaşamam.

kapıların ardından kırmızılık kokan cehennem ateş renginde. bana sorsalar kırmızıya tutku derdim, aşk derdim, nefret derdim ama cezayla bir tutamazdım. zaten benim yerimde olsaydı tanrı, kullarını sınamazdı hiçbir şeyle. bu yüzden ki parçalanıp bir köşede eriyor sahipliğimdeki duygular.

sokakta yürüyen her sevgiliyle bir sorunum var, ayrılsınlar. bu devrin en büyük bulaşıcı hastalığıyken aşk, varlığına katlanamam. fütursuzca sevişen insanlar, kaybolanlar, uyuşturucu bataklığında yok olanlar, jaz konserinde çalmayan gitar sesleri... bugün de bir sineğin kanatlarını kopardım, yine de yanımdan gitmedi. kanadı olmayan sinekler uçamaz; insanların aşık olamayacağı gibi.

gelecek çok uzakta değil, belki saatleri var belki yılları. susmaya bir alışsam geri gelir belki yıllarım. yağmurda ıslanmayan orospu kadınlar, elbiseli çıplaklar. henüz güneşi görmemiş bir bacak tanıyorum, erkeğini beklerken açılmak için etrafını kolluyorlar. bacağın yokken yürümek zordur örneğin.

siktir et, yanlış yerden verdim örneği.

yıllar sürdü, ben bir türlü beni anlayan görmedim.
yıllardır tepemde "seni anlıyoruz, gizemli ayağına yatıyorsun." sesleri.
yine de yıllarca, yıllarca hiç bir insandan ümidimi kesmedim.
çığlıklar içinde bir ses teli...
bugün de bir şehri dört bir yanından terk etmek istedi.
bugün de ölümün çirkin kokusunu bekledim.
gelmedi.
gitmedim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?