bir yalan uydurdum en güzelinden.

artık bir yalan uydurdum. biri sorarsa "neden hep kendinden bahsediyorsun?" diye, "ben sevişmediğim insanların arkasından ağlamam." diyeceğim. aydınlığı bile karanlık görmek için köpek olmak isterdim. siyahla beyazın birleşiminden mükemmellikler ortaya çıkar. hayatının siyah beyaz olduğunu ifade eden insanlar neden rengarenk fotoğraflar çekilirler anlamam. bazen canım sıkılır, içi siyahlık kaplı kısa filmler çekerim hayallerimden. sonra kırılır köşeye bırakırım, belki ihtiyacı olan birisi gelir ve alır diye.

gün geçtikçe insanlarla konuşmaya başlıyorum. gün geçmiyor ki bir insan daha fazladan saçmalamış kelimelerime laf sokmasın. güzel bir sohbetin sonu hep nefretle biter benim dünyamda. bu yüzden hep tek gecelik sohbetlerden hoşlanırım. ikinci gecesinde hayatımın, kendim hariç kimseyi tanımam. bencillik değil bu yaptığım, bir tür kendimi koruma politikası. ya insanlar benden nefret edecek; ya ben onlardan. insanlardan nefret etmeye katlanabilirim ama insanların benden nefret etmesine, asla.

susmak istediğim dakikalardayım yeniden. bu yüzden yazıyorum. biriyle her konuştuğumda sıçıp batıracakmışım gibi geliyor. biriyle konuşurken bir yerlerden pot kıracakmışım da, benden nefret edeceklermiş gibi hissediyorum. ve biriyle her konuştuğumda sıçıp batırıyorum. insanların "kendin ol, başkası gibi davranmana gerek yok." demelerini hatırlıyorum böyle olduğunda. hangi kendim, hangi ben? bilmiyorum kime karşı hangi karakterimi kullanacağımı. 

yazdığınız her şeye alınıyorum. buna "ben merkezci bir dünya" gözüyle bakmanızı istemiyorum. zira dünyadaki her şeyin suçunu üzerine alınmak, herkesin yapabileceği bir şey değil. dünyadaki her ölümden sorumlu olduğunuzu düşünün bir kaç dakikalığına. biri öldü, biri daha, biri daha... yetişemeyeceğim bir hızda artan ölüm sayısı ve sorumlusu benim. bu, herkesin kaldırabileceği bir yük değil.

çok güzel bir yalan uydurdum. inanıp inanmamak sana kalmış. ben çok güzel inandırdım kendimi.
bir gün sorarsanız neden sadece kendin diye...
o kadar çok ağlayasım var ki, gerisini siz tamamlarsınız.
ve bu kadar çok ağlıyorsam kendimle ilgili, elbet bir bildiğim vardır.
kalp yarası ya da başka bir şey değil.
sağlığım yerinde, ben psikolojisi bozuk bir hastayım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?