sonsuz döngü: bıçak yarası.

ne olduğunu duydum. dört yerimden bıçaklamışlar. sadece ben duydum, olan ona oldu. yepyeni heyecanlar peşinde buldum kendimi. dört tarafım yaralı. koşmaya kalksam canım acır. yürüyemem, ayaklarım yorgun. yaranın biri dalağımda, perişan haldeyim nefes bile alamıyorum. beni bir tek ben duydum. olan yine başkasına oldu.
ne kadar çöp yapmışsınız, belediyeyi arasın temizlesinler. bu ne boktan bir koku! dudağıma kadar sinmiş. sigaramın yarası var. ve yarısı. sigaram da bitiyor, bugün de yalnızım.

perdeleri kapattım, kimse görmesin. bu kadar yalnızlığı kelimeler hariç hiçbir yerde göremezsin! odasına kendini kapatan insanlar görünmezler. biraz gülümse. boşver bizi. ne kadar kalabalık olsak da aslında kimsesiziz.
ne olduğunu duydu, koştu... geldi. yüzüme baktım, olan ona oldu. aynaları kaldırın, kendimi görmeye katlanamıyorum. biraz sakallarıma jilet sürsem, damarlarım bile hisseder. biraz uzun yazsam, elim felçli kalır. 
"neden" dedi... "neden fotoğrafların yok?"
"kaldırdım aynaları, uzun zamandır kendime bakmıyorum."
"şu mutsuzluktan vazgeç, savaş."
"hangi mutsuzluk? ben bir tek yalnızlığı tanıyorum."
korktum. başkası da korktu. vardım. aslında başkası yoktu. "yapma!" dedim. "bu kadar yalnızlığı kelimeler hariç hiçbir yerde göremezsin." bana baktı. "hangi yalnızlığı? ben sadece seni tanıyorum."
çok karıştım. dört yerimden. bir atar damar, bir dalak. bir toplar damar, eşit sayılırız. bir beyin, ölümcül darbe. o kadar çok kıskandım ki, kendimi bıçakladım. ne olduğunu duydum. dört yerimden bıçaklamışlar. sadece ben duydum, olan sana oldu. yepyeni heyecanlar peşinde buldum kendimi. şimdi, sil baştan.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

evet dostum, hayatın yükümlülükleri var.