varsanı, erken doğum günü yazısı.

neden bu kadar sessiz ve yalnızız önemli değil. neden kimsesiziz, anlayamadığım konu o. ya fazlasıyız, ya eksiği. sorun bu, ne fazlası, ne eksiği. kafam bir hayli karışık. biz sessizliğe gömülmüş insanlarız, konuşmayanlarla bir araya gelsek iyi anlaşabiliriz. susanlar diyarı yapsınlar bizim için, hiç kimseye ait olmadığı topraklara. yeni yazılar yazmayalım, yeni şeyler düşünmeyelim, yeni dertler üretilmesin. diyarlardan diyar beğendim bunun için; harikalar diyarından geldi alice. mantar getirmiş, tadı güzel, o da biz kadar kimsesiz.

hafiften sakinleşmiş çürük vişne kokusu. şaraplardan yapılma inceltilmiş hayaller. tutacakları yeri bilmiyorlar, nedendir bilinmez. kırıklıklarımı bir tarafıma sakladım, bazen canım sıkılır götüme sokarım böyle şeyleri. derinden çok dertlendim bugün de. yukarıdan baktığı içindir arkadaşlarımın, dertlerimi görmüyor oluşları.

mutsuzluğa bağımlı değilim. annem de söyledi geçenlerde, ağladım hafiften. gözyaşlarımın bir değeri olsaydı akıtır yok ederdim; değerli olan her şeyi kaybetme konusunda yüksek lisansım var. 8 gün kalmış doğum günüme. bundan yaklaşık 21 sene 357 gün öncesi. ben doğduğumda yüzlerce asker katledilmişti, sene 1992. doğduğumda tüm dünyayı kahreden bir lanet getirdim. ölüm, yalnızlık ve gidişler. hiç var olmamam gerekiyordu, ruhsuz insanlar katledilsin!

ben doğduktan sonra dünyada hiçbir şey düzelmedi. 21 sene 357 gündür dünyayı bok götürüyor. yağmurlar etrafı kurtaramıyor cenabetlikten. sokaklarımda orospular yok; olsaydı illa ki adımımı atar ve birine giderdim. normal bir kadınla mutlu olamayacağıma inandığım günlerden beri orospuları çok seviyorum. bir orospunun sözleri ne kadar yalan olabilir ki? seksist tavrımla değil, insani duygularımla seviyorum orospuları. bir kadın olsaydım orospu ya da lezbiyen olurdum; bundan gurur duyarak.

21 sene 357 gün diyorduk, evet doğru. tam olarak o günden beri hiçbir şey doğru gitmedi. hafızam yerine yerleşmeye başladığında, hatırlayabildiğim günlerden bahsediyorum; yağmur yağıyordu. sokakta oynuyordum. daha küçüğüm, belki 3, belki 5. böyle konularda rakam pek önemli değil. yağmur yağıyordu. evet. insanların yağmurdan kaçışlarını belki 3, belki 5 yaşında yağmurun altında izliyordum. benim güzel günlerim değildi, çocukken her gün güzel değildir. çocukluk sadece özlendiği için mutlu eder insanı bu arada; yoksa, hepimiz altına sıçan, çürük vişne kokulu yaratıklardık. insanların etraftan yok olmasına sebep verdiği için yağmuru seviyordum. ve o zaman ne anlama geldiğini bilmediğim yalnızlığı hissettiriyordu bana. daha çocukken yalnızdım ben, belki 3, belki 5 yaşımdaydım. gayet net hatırlıyorum.

bir kadına aşık olmasaydım zamanında... ya da bir kadın hayatıma hiç girmemiş olsaydı diyeyim, aşkın ne olduğunu hala çözemiyorken aşık olduğumdan bahsetmek istemiyorum çünkü.

ya da bir kadın hayatıma hiç girmemiş olsaydı, şu an yazdığım depresif yazıların her birini aşk üzerine yazardım. aşk üzerine yazsaydım yüzlerce kadınla sevişmiş olurdum şimdiye. aşk üzerine yazı yazıp kadınları etkileyen erkekleri kıskanıyorum bu yüzden. aşk üzerine yazı yazan erkekleri seven kadınlara da çok kinliyim. dünya üzerinde aşk varsa eğer ne bakışlarla, ne kelimelerle anlatabiliyor olmalı. aşk dediğin şeyin kelimesi olmaz. hatta o duygulara "aşk" diye isim koymak bile mantıksız geliyor. lanet aşkınızı sikeyim, kıçımın anti prezervatifleri.

uzun uzun yazasım var. bu yazıyı bir türlü bitirmek istemiyorum. yazmadıkça kafamdan cümleler kuruyorum çünkü. benim prensiplerim var, bir gün içerisinde birden fazla yazı yayınlamam. prensiplerim olmasaydı, bir gün içerisinde yüzlerce yazı yazardım. ama bu sizin sikinizde değil; çünkü 21 sene 357 gündür aşk üzerine konuşan insanlar hoşunuza gidiyor. ne bileyim, bir kadın benimle aşk üzerine konuşsaydı; belki benim de hoşuma giderdi.

üzerimde kıskançlık var. yılların birikmişliği belki. 21 sene 357 günün birikimi.
21 sene 357 gün, dile kolay geliyor.
21 sene 357 gün...
belki de 14 sene 357 günü hayatımın sikilmesini seyrettim.
belki de 14 senedir, 357 günü kenara bırakabiliriz.
belki diyorum. belki 21 sene 357 gün önce doğmasaydım, dünya daha güzel bir yer olacaktı.
21 sene 357 gün önce, hatayla hayata gelmiş bir ruh yüzünden; oksijeniniz tükeniyor.
ve hiçbiriniz bundan şikayetçi değilsiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?