aç gavatlar kabilesinin baş pezevengi.

yoruldum. çok yoruldun. gözlerini kapat, hiç olmadık şeyleri hayal ederek uyu. komikliğin olmadığı mekanlarda üzüntüden, kasıntıdan kramp girmiş bir beyin olduğunu farz et. karısını başkalarına kurban eden aç gavatlar kabilesinin baş pezevengine selamımı ilet örneğin, çok iyi tanırım kendisini. hepimiz tek bir soydan geliyorsak, içimizde bir gavatlık var demektir. hepimiz aslında teknik olarak tanımadığımız insanlara aşk pazarlamaya çalışan çığırtkanlardan ibaretiz. "beni sevin! sizi seviyorum. beni daha çok sevin. deli gibi sevin. benim için ölün! benim için her şeyinizi feda edin çünkü ben bir çığırtkanım! hepiniz bir çığırtkansınız ve bunun farkındayım! beni daha çok sevin lanet insanlar. beni seveceksiniz tipini, sıfatını, ırkını, güzelliğini, tercihini siktiğimin insanları!"

yorulur. herkes elbet yorulur. gözlerini aç, yeni bir sabaha uyandığında ilk defa küfür etme. bak, ne de güzel doğmuyor güneş. ne de güzel oynamıyor sokaklarda çocuklar. ne de güzel değil sessizlik. ne kadar bıktın yalnızlıktan? oğlum kalk! birileriyle takıl. bir çığırtkan ol ve bağır, "beni daha fazla seveceksiniz" de. ayıp bir tarafı yok bunun. binlerce kişi tarafından sevilmeyi istemek kötü şey değil. ne de güzel sevmiyor kimse seni. ne de güzel yalnız bırakıyorlar yalnızlığının farkında olmayan insanlar. boynuna uzanan dişler ne de güzel acıtmıyor canını. canının acımasından değil de, birilerinin görmesinden korkuyorsun ya; acıtmıyor mu bu canını? ne de güzel acımıyor canın. biraz senden olmak istiyorum, biraz başkasından. ama sana kalsa 7 milyar insanı karşına alıp "ben tek, siz hepiniz!" diye bağırırsın. ne de güzel anlamıyor kendin bile seni. ne kadar da güzelsin, ne kadar tatlı? otur, sevişelim, belki iyi gelir.

hakkında yazdığım o kadar çok şey var ama sadece gündüzleri başkasını oynuyorsun. geceleri ben oluyorsun ya, yakıyor benim canımı. geceleri de kalabalık olsan, belki işe yarar. geceleri de satabilirsin tüm insanlığı. canını acıtan her şeyi bir kenara bırakıp, karısını başkalarına kurban eden aç gavatlar kabilesinin baş pezevengi olabilirsin. ya da sokak kaldırımlarındaki orospu çocuklarına benzeyebilirsin. bakkalına girebilir, sigarayı alabilir ve bir lezbiyenin odasına dalıp sigaranı onları izleyerek içebilirsin. ya da ne bileyim işte! bana tek bir cevap ver, sen kimsin? geriye kalan tüm sorularımın cevabı var, hepsi önemsiz.

dinlendin mi? güzel.

hikayenin sonuna gelmeden güzel bir final düşün. çünkü alışılagelmiş sonuçlar karakterini değiştirebilir. ne bileyim. herkesi şaşırt mesela bugün. kendine bir mutlu son yaz saygıdeğer adam, tüm sevenleri birleştir ve filmin sona ersin. ya da tüm insanlığı öldür... sonuçta ölüm, senin için güzel bir şey.

yoruldun mu tekrardan? çirkin.

oysaki yazdığın o kadar uzun paragraf bir gram yorgunluk vermedi de, kısa bir paragraf canından can almayı başarabildi. mutlu sonlar seni çok yoruyor değil mi? çünkü, bir şeyin mutlu sonla bitmesi için çok çaba harcaman gerekiyor. peşinden koşman ve pes etmemen, gerekirse ölümü ve yalnızlığı asla düşünmemen gerekiyor. ama sen kimsin de ölümü, yalnızlığı, mutsuzluğu düşünmeden yaşayacaksın?

sen... saygıdeğer çığırtkan. ne kadar "beni sevin!" diye bağırsan da bir türlü sevilemeyeceksin. fazla sevilme zaten. dikenleri batar.

ısırılmış bir boyunla dağıttın sevgiye sadece "çük kadar" sıfatı koyulabilir. sahi ya saygıdeğer çığırtkan... yarattığın sahte hayatla, bahsettiğin sahte sekslerle, sevişmelerle, aşklarla ve yaşadığını iddia ettiğin ama aslında sadece kafanda senaryolarda dökebiliğin ve gerçek sandığın saçma sapan olaylarla hayatını ne kadar devam ettirebileceksin?

bir düşün. yolun yakınındayken bir de, karısını başkalarına kurban eden aç gavatlar kabilesinin baş pezevengine selamımı söyle. o sana her şeyi anlatacak. üç gulfü, bir elham. tanrı, herkesi affeder.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

evet dostum, hayatın yükümlülükleri var.