mercedes'in parçası pahalı.

hayır düşündüğün gibi değildi. düşündüğün kadar da. tam mutluluk dolu satırlar yazacaktım, mutluluk için hangi kelimelerin kullanıldığını unutmuşum.. yeni gözlükler taktım, yukarıdan baktığımda insanlığa tanrı olabiliyorum. bunu bilmeni istiyorum, o zaman da istiyordum. beni dinlememekle meşguldün. başkalarına bakmak başkalarını görmek, başkalarıyla birlikte olmakla meşguldün.

sana kızmıyorum. o zaman da kızmadım. seninle girdiğim yolda hiçbir zaman bana ait olmayacağını biliyordum zaten. o yüzden siktir edip başka bir hikayeye geçiyorum. seninle ilgili olmayan bir hikayeye.

hayır oğlum. ne demek adına "grafiker" dendiğinde 500 lira, "art direktör" dendiğinde 1500 lira alıyorsun? taşşaksız olma puşt. yıllardır türkçeyi koruyalım diye sikimizden kelimeler uydurduk. saklanma oyununa saklambaç dedik, kovalama oyununa kovalamaca. ben küçükken bile hiçbir kadına aşı yapmazdım. zaten oynadığımız oyuna doktorculuk diyorduk ama ben hep dışarı atılan öksüz çocuk oluyordum. arkadaşlarım kapalı kutular arkasına saklanıp beni dışarıda bırakıyordu.

izin verdim. bu sefer girebilirsin satır aralarına. bak mutluyum diyorum, bak tam mutluluğa dair şeyler yazacağımı söylüyorum. sonra yine sen geliyorsun. satır aralarında yazıyorum seni, satır aralarında aklıma geliyor ve gitmiyorsun bu sefer. üzerini karalıyorum belki işe yarar diye. üzerlerine çizilmiş bir çizgi seni silmeme yetmiyor ama olsun. kendimi rahatlatıyorum içtiğim her sigarada yaptığım gibi.

benim hiç oyuncağım olmadı. yani oldu ama ben yaramazdım. elimde tornavidayla gezerdim. sökülecek oyuncağım kalmadığını anladığımda kapıya giriştim. ilk vidayı sökmemle birlikte kapının kolunun elimde kalması bir oldu. biraz daha uğraşsaydım şeytana pabucunu bile ters giydirirdim ama masum çocuktum. hayatındaki en büyük "ilk hevesi", kadınlar için üretilmiş güzel tasarımlı bir güneş gözlüğünü satın almak olan biriydim ben.

ilk hevesimi erteledim. güzel kokan bir mercedesimiz oldu. kapıyla üzerime yayılmış lanet mercedes ile devam etmişti. kaliteliydi gavurun icadı, yıllarca basılmıştı camı açan o tuşa. büyük bir hevesle bindim gavurun icadına. ve ilk hayal kırıklığı, camın tuşuna bastığım o anda tutukluluk yapmıştı piç kurusu. babam "lan pezevenk dışarısı buz gibi kapat şu camı" diyordu. çaktırmamaya çalışıp "ya baba saçmalama hava alam azcık" diye cevap veriyordum.

mercedes'in yedek parçası pahalıdır oğlum. araba alacaksanız mercedes almayın, zaten paranız yetmez.

gel, yine gel. git, siktir git. bu sefer satır arası da yok.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?