günlük parçası.

konu hiçbir zaman sen olmadın. yani, biz, hiçbir zaman "biz" olmadık. biz denen kelime, sadece yazılarımda orospu ettiğim şeylerden ibaretti. "mutsuz değilim" demek, benim için hiçbir zaman "mutluyum" anlamına gelmedi. insan mutsuz olamadığı gibi, aynı dakikalarda, mutlu da olamayabiliyor. zannedildiğinin tam tersine, ben yazılarımı sadece mutsuzken yazmadım. bir şeyler yazabilmek için mutsuz olmam da gerekmiyor, geç olsa da öğrendim. hiçbir şey hissetmiyor olmak, benim için bir şeyler yazma sebebi.

kendimi çok yalnız hissetsem bile, artık, yalnız olma durumu kafaya taktığım şeyler arasında değil. ne kadar kalabalık olmak istersen iste, olamayacaksın ne de olsa. aynı, ölümü çok isterken ölememek gibi. tanrının bildiği bir şeyler var ki seni yalnız bırakıyor, öldürmüyor. bildiğim şeyler arasında yerini aldı artık yalnız olmak ve yaşamak farkındalığı.

bir kafeye oturdum ve fark ettim ki saatlerce kimse olmadan oturabiliyorum. bir dizi izlerken, yerimden kıpırdamadan, beynime baskı yapan baş ağrısına takmadan, artık isyan etmek üzere olan belimi düşünmeden oturabiliyorum. işin en garip tarafı, hala bunların iyi mi yoksa kötü mü olduğuna karar veremiyor olmak.

bilmiyorum, üşütmüş ciğerlere yapılan sigara baskısı zatüre yaratır mı? 2 hafta öncesinde aids ile yeşermiş umutlar, bugün acı çektiren bir hastalığa, zatüreye kaldı. seksten, çıplak kadınlardan, büyük memelerden de konuşasım gelmiyor; 2 haftada o derece eksildim anlayacağınız. eskiden olsaydı bu yazının, bu paragrafları, çıplak bir kadınla çıplak bir erkeğin sevişmeyi nasıl reddettiğini anlatırdı. ben bir şey anlatmak istemiyorum, lütfen siz anlayınız.

içimde güzel bir özgüven patlaması vardı, bir an yarısı gitti, diğer yarısı hala saklımda. konu hala para değil. parasızlık, benim için bir mutsuzluk sebebi. paramın var olması ve neye harcayacağımı bilmiyor olmamsa daha büyüğü.

vakit kötü geçiyor aslanım. her şeyi düzene sokmak dediğimiz kavram buysa eğer; evet, her şey yolunda gidiyor. peki her şeyi düzene sokmak için, tüm hayatımı boka bulaştırmak zorunda mıyım? neyse, bu sigaram sondu; sigarayla birlikte yazıyı da bitirmek istiyor canım. hadi, siktirip gidelim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?