sonunu sen getir.


banyodaki kokuyla karşılaştığımda şaşırmıştım. bir arkadaşın, eski bir kadını hatırlatan parfümü burnumu yakıyordu. burnumun gözlerimle girdiği ufak tepkime beynime doğru yol alıyor, temizlenememiş kan toplardamar aracılığıyla kalbe doğru yol alıyordu. geçerken akciğer'e de bir selam veriyordu kan, sigara isteğini azdırıyordu. kalple buluştuğu ilk dakika da, burnumla başlayan yanma hissi, tüm vücuduma yayılıyordu. acı çekiyordum, içim yanıyordu. sigara içmeliydim, votka ya da. belki daha da sert bir şeyler. her şeyi unutabiliyordum, verilmiş sözleri bir kağıda yazıp balkondan fırlatarak özgürlüğüne kavuşturabiliyordum ama koku... duyduğum her yerde içimi acıtıyordu.

devamını oku. devamını yaz. devamını bilmelerine gerek yok, her şey olup bittiğiyle kalır. içimde yalnız bir acı, beni her şeyden uzaklaştıran... kime anlatmak istesem kimseye dönüşüyorlar, tanıştığımızı bile sanmıyorum sonrasında.

"sana bir şeyler anlatmak istiyorum."
"tamam, buluşalım."
sessizlik.
"bana bir şeyler anlatmanı istemiyorum. buluşmayalım."
"olur. ben de öyle düşünmüştüm."

devamını yazma. bilmeleri gerekiyor ama dinlemek zorunda değiller. yazsan bile zaten kimsenin bildiğini zannetmiyorum. yazsan da yazmasan da hikaye devam edecek.

dışarıya çıktığımda onu görüyordum. kalpte, vücudu acıttıktan sonra temizlenmiş kan, atardamar yoluyla beyne ulaşmak üzere pompalanıyordu. geçerken tekrar akciğer'e selam veren kan, sigara isteğini azdırıyordu. beyinle buluştuğu ilk dakikada, daha önceki kokuyu henüz unutamamış olan beyinle tepkimeye giriyordu. beyindeki tepkime gözlere doğru yol alıyor, olmayan görüntüleri yaratıyordu; seni. olmayan sen, burnumu yakıyordun.

tepkime tam tersine dönüyordu sonra. tekrar kalbe, tekrar beyne, tekrar kalbe, tekrar beyne. acıdan folloşa dönen ben kalıyordum ortada. dağılmış yaşama isteği ve hiçbirinden haberi olmayan sen.

devamını oku. devamını yaz. devamına kendinden bir şeyler katarsan her şey eğlenceli olur. benim anlatacaklarım bu kadardı. benim yazdıklarım, çektiğim acının yarısı bile değil. bu yüzden onlarca nokta koyacağım buraya... al, hikaye senin olsun; sonunu sen getir. ben, bitiremeyecek kadar yorgunum.

.................................................................................................................................................................

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?