hiçbir yere dönesim yok.

istersen beraber yüzeriz, derinliklerin dibine doğru hem de. kırılmış hayallerin parçalarını toplarız. sonra ben giderim. bu sefer başkalarının isteğiyle değil, kendi isteğimle. denizde vurgun çok olur, karaya çıkmamam için o kadar baskı yaptılar ki toplayacağımız her hayal benden kırılmıştır belki. direncim kalmadı, döneceğim ankaraya. benim her yere gidesim var da... hiçbir yere dönesim yok.

"doğdum" dedim bi gün. sadece doğarak hayatını sonlandıramazsın. belli başlı betimlemelere sardım tüm hayatımı, toplasan üç cümle. "doğdum. bana yaşa dediler, ben de yaşadım. ot gibi aynı. bir gün öl diyecekler, ben de öleceğim." pardon, dört cümle. ana fikir aynı olduktan sonra cümle sayısı fark etmez gerçi. bana yap dediler, yaptım. şimdi "dön" diyorlar, tepkim hala merak konusu. verilmiş sözler bir tarafa. bak diyorum ya, "benim her yere gidesim var da, hiçbir yere dönesim yok." bana "dön" diyorlar, "sakın arkana bakma." farkında değiller ki etrafıma ayna koyduklarının. nereye baksam arkam, nereye baksam dönesim gelmiyor içimden.

gözyaşlarımın değeri var mıydı babam için, bilmiyorum. bu konu için annemin karşısında ağlasaydım "otur yerine, hak ediyorsun." derdi. zannediyor musun ki okyanusların, denizlerin yağan yağmurlarla alakası var? her okyanusta, denizde ağlayamayıp her şeyi içine atan insanların hikayesi yatar. istersen beraber yüzeriz, derinliklerin dibine doğru hem de. oturup hikayelerimizi dinleriz. sonuçta senin de, benim de... ağlayamayıp içimize attığımız binlerce hikayemiz var.

bir ayda neler değişir bilmiyorsun. bir ay sonra bir bakmışsın, yokum... ebediyen hem de. aylar sonra aklıma gelecek henüz boyamadığın saçların. aylar sonra pişman olacağım döndüğüme. önümdeki aynalara bakacağım sırf seni göstersinler diye. "sakın arkana bakma." diyenler bok yemişler. "geçmişine üzülme." diyenler de öyle. seni sadece geçmişimde, arkamda görebileceksem sikmişim geleceği. varsın olmasın, gelmesin.

dinlediğim şarkının en güzel bölümü nakaratı. "rakıyı sensiz içeyim diye, köprüyü yalnız geçeyim diye, küllenip biteyim diye sevdirdin kendini biliyorum." her dinlediğimde kendimi ve seni görüyorum. başkaları kabul etmiyor ya, "biz" demekten korkuyorum tabi. bazen uyurken aklıma geliyor, normalde olsa üşenip kalkmayacağım yatağımdan kalkıyorum sırf birisi seni ve beni tekrardan anlatsın diye. sanırım "tanrı" galip gelecek, gülümseme sırası onda. ben var ya, artık başkalarıyla konuşmaktan da sıkıldım. bundan sonra sessizliğim de bundan.

benim her yere gidesim var da hiçbir yere dönesim yok.
benim her yerden gidesim vardı. seni tanıyana kadar.

bu hayatta en zor şeyin uzaktan sevmek olduğuna inandım hep. bir tarafım belki gitmezsin demiyor artık... eskiden derdi, eskiden hep haklı gelirdi, gitmemi engelleyecek yüzlerce bahanem vardı belki de o yüzdendir. bir tarafım ol, "belki gitmezsin." de bana. haklı gel. uzaktan da olsa, yakından da seveceğim.

tanrı gülümser, perde kapanır.
oyun biter. senaryo ikinci bölümün yazılması için rafa kaldırılır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?