izin verin, konuşayım.

biliyorum çok fazla konuşuyorum. biliyorum, söylediğim cümleleri tek bir "boş" kelimesi daha iyi ifade ediyor. ben de biliyorum geriye kalanlar kadar sessiz olmayı. benim çok iyi bildiğim şeyler arasında sessizlik. konuşurken diyaframım diğer organlarıma saldırmak için can atıyor, parçalamak istiyor. tiz frekanslarım azalıyor sesimde. çok sigara içerek rahatlatıyorum içimden dışarıya çıkmak için can atan tüm organlarımı.

biliyorum, sesim baş ağrıtıyor. biliyorum ben de söylediğim hiçbir şeyin aslında anlamlı olmadığını. ameliyatlar vardır en büyük acıları dindirmek için. doktorlar vardır ameliyatlar için. ağzımdan çıkan tüm kelimeler doktor bende, cümlelerse ameliyatın kendisi. sessizlikle o kadar çok acıttım ki canımı; izin verin, konuşayım biraz... öyle bir ağrım var ki morfinleriniz bile acımı azaltmaz. sessizlikle o kadar çok acıttım ki canımı... izin verin, dinleyin biraz. ayak seslerini duyuyor musunuz? geliyorlar. izin verin bana da sessizlik gelmeden önce acımı dindireyim biraz.

otobüs camlarında buharlar engelliyordu gözümdeki tüm siyahlığı. bir köpekten farksızdım. bir köpek bile benden daha fazlaydı doğrusu. onun siyah ve beyazları vardı. benim sadece siyahlarım. buharların rengini göremediğim pastel boyalarımla boyadım. benim rengarenk siyahlarım vardı, tonları fark etmeksizin.

gözlerim siyahlaştı yine bak. sesim kalınlaştı. kendimle konuşmalarım arttı. izin verin konuşayım. izin verin göreyim renkleri. ne bileyim, insan çaresiz olduğunda kelimelerde arıyor kendini. insan aynaya baktığında göremediğinde kendini, siyah olsun istiyor her şey.

bana bunları neden anlattırdın? bu kadar konuşmak, neden başkasının değil de benim canımı yaktı?

diyorum ki... gösterdiğiniz rengarenk hayatlarınız inandırıcı değil artık. gösterdiğim rengarenk hayata da inanmayın. o kadar çok konuşuyorsam bir sebebim var. sessiz kalırsam, siyahlara bürüneceğim. konuşuyorsam da aslında hayatım simsiyah, rengarenk gösterdiğim kısımlar bile siyahın tonları.

konu neydi? evet... biliyorum, çok fazla konuşuyorum. biliyorum, çok boş konuşuyorum. rengarenk hayatlarınıza yetişmek için her şey. ve bir bilsen aslında, grinin bile elli tonu var. siyah desen, sonsuz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

evet dostum, hayatın yükümlülükleri var.