benden bahsetmiyorsun.

akşamlarımı nehir kenarında geçiriyorum, sen yanımda değilken gitmeyi en sevdiğim yerde. rengarenk bir gülümseme fırlatmak için akşamın karanlığını bekliyorum, her akşam, daha da yakınıma geliyorsun... o kadar çok istiyorum ki sana her şeyimi vermeyi, sarılmayı, içime çekmeyi... daha da yaklaşıp ruhunu kucaklamayı... bu yüzden, gel beni su kenarında bul, biraz geziniriz ardından eve gideriz.
diyor şarkı. hüzünlendiğimden değil, özlediğimden söylüyorum. her özlemde hüzün yoktur çünkü, bazı özlemler içerisinde sevgi de taşır. bazı imkansızlıklar vardır, mesafeler... savaşın hayatiyse imkansız basit kalır. mevzu bahis sevgiyse, aşksa eğer "imkansızlık" sadece bir laftır. fazlası değil.

"seni seviyorum" demek istiyorum doya doya. seni seviyorum. seni bir kez daha seviyorum. seni bu kez daha çok seviyorum. seni çok seviyorum. seni sevmeye doyamıyorum, doymayacağım. "her aşk bir gün biter" diyenleri haksız çıkartmak istiyorum örneğin; korkmuyor değilim. ben de insanım, korkularım var fakat riske değersin. korkuların vardır, riske değer miyim haberim yok; çünkü ben kendimi hiç sevmedim. hiç sevmedim değil, hiçbir zaman sevemedim. fırsatım olmadı, fırsatım olduğunda da reddettim. seni, kendimi sevemediğimdendir belki... çok seveceğim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?