bir huzursuzluk, şuramda.

içimde bir huzursuzluk var fakat bunu dile getirmemeliyim. içimde hep bir huzursuzluk vardı, belki de hatırlayamadığım yaşlarım da dahil. küçüklüğümde yağmurun yağması melankoli sebebiydi benim için, henüz melankolinin ne anlama geldiğini bilmediğim zamanlarda. şarkı sözü niyetine yazdığım şiirlerim vardı. küçük bir anti depresan ile önce paranoyalarım olmak üzere hepsi son buldu; şiirlerim dahil, hüzünlerim hariç.

ardından... kısa zamanda ismim "odun" kelimesini aldı. o gün bugündür olmadığım bir insanı yaşıyorum. bana ait olmayan bir hayatı.

pişmanım. insanlara kötü davrandığım için ya da bana ait olmadığım bir hayatı yaşadığım için değil. ya da herkes gibi mutluluğu, gülümsemeyi yalan yere yaptığımdan değil. pişmanlığım nerede hangi tepkiyi vereceğimi bilemiyor olmaktan. pişmanlığım nerede, hangi şeyi söyleyip söylemeyeceğime karar veremiyor olmaktan. pişmanlığım, insanların bana "odun" demelerini yok saymaktan ya da ne bileyim işte... pişmanlığım, insanları bana bir robot gibi davranmalarından rahatsız olmamaktan.

ama şimdi, öğreniyorum. büyüyorum. istese de istemese de büyüyor insan. "bir gün, kalacak daha güzel bir yerin olacak. bir daha asla böyle hissetmeyeceksin." diyor şarkı. ve dinledikçe gidesi geliyor insanın. kimsenin insanı tanımadığı, bilmediği, "odun" diye adlandırmadığı bir yere.

bir çok yazıda dile getirdiğim "koşmak" kelimesi bunu anlatıyor belki de. içimde bir huzursuzluk var fakat bunu dile getirmemeliyim. içimde bir huzursuzluk olduğunu düşünmemeliyim. içimde bir huzursuzluk yaratan herkesi ve her şeyi çıkarmalıyım hayatımdan belki de. kimsenin, içimde bir huzursuzluk yaratmasına izin vermemeliyim. istediğimde sinirlenmeliyim mesela; istediğimde bağırmalı, bana karşı gelen her şeyi sakince karşılamamalıyım.

ama sadece belki... yani bir kesinliği, yani bir gerçekliği yok hiçbir şeyin.

neden? neden peki yukarıdaki yazı, neden geçmişe bu kadar bağımlılık? neden o kadar mutluluğun arasında anlatılacak bir mutsuzluk olmak zorunda? ve neden... neden mutluluk dile gelmiyor?

gitmek istiyorum. ne kadar uzak olduğu önemli değil; birilerinin beni tanımadığı bir yerde yaşamak istiyorum. adımı "mustafa" veya "odun" olarak değil de başka bir şey olarak tanıtabileceğim bir yere gitmek istiyorum. içime bir huzursuzluk doğuyor sonra; neden yaşadığını düşünüyor insan. "neden yaşıyorsun?" dediklerinde hala bir cevap bulamıyorum mesela. diğer her şeyin aksine bu hayattan çıkarabileceğin, düşünmeyi bırakabileceğin bir şey değil; bu, huzursuzluğa bağımlı olduğumuzu dile getirmenin farklı bir yolu mu? bilmiyorum, insan bilmiyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

sence şu an saat kaç?

neden rap(müzik) yapamadık?