saçmalık: bu başka bir şey.


yazmadım.

daha doğrusu, yazdığım hiçbir şeyi anlamadım. tüm düşüncelerimi parçalamak küçük bir tuşa baktı, şimdi farkındayım ki düşüncelerimin güvende olduğu hiçbir yer yok. beynim stabil değil, arada sırada hata veriyor. arada sırada kendi yazdıklarını bile anlayamayan bir beyinden güvenilir olmasını bekleyemezsin. ve teknik olarak baktığında hiçbir beyin stabil değildir.

ne çok düşünce var ve ne çok yalnızlık. bu sefer kesin, yalnızlık beni rahatlatmaya değil öldürmeye niyetli. zaten yalnızlığın olduğu yerde rahat ve huzur yoktur; rahatın ve huzurun olduğunu iddia eden oyuncular ve senaristler vardır. bir de filmler vardır senaristlerin başrol oynadığı.

bazı hikayeler vardır hiç yazılmaması gereken; senin "o" dediğin insanla yaşayamadığın aşkına örnektir örneğin. "o" dediğin insan vardır bir de bak; söylemeden edemeyeceğin ve "hadi onun hakkında da bi şeyler söyle!" demek istediğin. söylemeyeceğim. "o" yoluna, sen yoluna; ben burada siktir olup giden kişiyim.

anlamıyorum, gerçekten.

yazmadım.

daha doğrusu, yazdığım hiçbir şeyi anlamadım. hayır bu bir sonsuz döngü değil. bu benim tam olarak şu an vermek üzere olduğum "bu metni silmeli miyim, silmemeli miyim?" sorusunun cevabıyla ilgili. silmeli miyim? hayır. silmemeli miyim? hayır. nasıl? bu belirsizlik yoruyor mu, ne olacağını kestiriyor musun?

bak şimdi...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

farklılaşamadıklarımız