saçmalık: birini sevmemi beklemiyorsunuz.


içten gelen bir arzuya dayanarak bana güvenmiyor oluşlarını izliyorum. balkondan aşağıya bakmak hoşuma gidiyor, sanki tüm insanların kendilerine yukarıdan bakan egoları gibiyim. onları aşağılıyor, küçümsüyor, rezil ediyorum fakat haberleri bile olmuyor. ve belki de biri de bana yukarıdan bakıp aynı şeyleri düşünüyordur. bilmiyorum, garipsedim. böyle bir şeyin farkında olsaydım daha da garip gelirdi.

yıllar öncesinde geçmişin insanı takip edebileceğine şahit oldum. yıllar sonra geldi, insanları birine aşık olabileceğime inandıramıyorum. insanlara "yazma yeteneğim köreldi. yazamıyorum." bile diyemiyorum fakat içten içe yazmamam gerektiği düşüncesi içerisindeyim. eskiden iyi yazardım. zaten çoğu edebiyatçı, eskiden iyi yazardı. şimdi sigaralar bile yukarıdaki cümleler kadar anlamsız.
yazdığım şey bir hikaye değil. bunu iyi anlamanızı istiyorum. yazdığım şey bir hikaye olsaydı olay örgüsüne şahit olurdunuz. burada olay örgüsünün kendisi benim, hikaye uzaklarda. bakın, anlamıyorsunuz. anlamayacaksınız. anlatamayacağım.
eskiden denizlerin dibinde yaşardım. şaka yapıyorum, eskiden insanların ayaklarının altındaydım. eskiden güldürmek için şaklabanlıklar yapardım... şimdi bırakırsanız eğer her cümleye "eskiden" diye başlayacağım.
bana su verin. bir duşakabin istiyorum, bir de uyuyabileceğim yatak. doğrusunu söylemek gerekirse kimseye sevdiğimi kanıtlamak istemiyorum; sevdiğim bunu biliyor zaten. kimseyi de sevdiğim onu seviyor diye sevmek istemiyorum; beni sevmeyebilirsiniz. beni tanısanız bile sevmeyebilirsiniz çünkü düşüncelerimizin birbirlerine ters düşeceği çok yer olacaktır. zira ne sizin gibi düşünmekten hoşlanıyorum, ne de her şey yolundaymış gibi davranmaktan. ne yalan söylemekten hoşlanyorum, ne de yalan söylemek zorunda bırakılmaktan. yani anlayacağınız; size dair hiçbir şeyi sevmiyorum. sizi, siz yapanlardan nefret ediyorum.
canım isterse eğer neşelenebilirim. canım istemezse eğer umrumda bile değil. dünya benim canımın ne istediği üzerine dönüyor olsaydı çok çekeceğiniz vardı. tabi biliyorum, dünya benim büyük egolarımdan daha büyük. dünya, sizin egolarınızın yanında biraz küçük kalıyor olsa gerek.
terli vücudumu toprağa yatıp kurutmak istiyorum. bazı şeyler sadece isteklerde kalır, bazı şeyleri sadece isteyebilir insan.
ve sıradaki bölümümüz, eskisi gibi yazamıyorsun diyenler için.
nefretinizin neden bu kadar bol olduğunu bilmiyorum. yüksek egoma dayanayarak söylüyorum ki bilmediğim az şey var insanlara dair. soracak olursan elmacık kemiklerinin latince anlamını söyleyemiyor olabilirim fakat aklından ne geçtiğini tahmin de edebiliyorum. bu yazıyı neden bu satıra kadar okuduğunu merak etmiyor musun? merak ediyor ve bunun açıklamasını benden bekliyorsan eğer aptallığın benim değil, senin elinde.
merak, seni bir yerlere, bir şeylere çekiyor. merakına yenik düşüyorsun hikayenin bir yere gitmeyeceğini bilirken. hala eskisi gibi bir şeyler mi yazmamı bekliyorsun? bana bak... sen eskisi gibi misin? ben eskisi gibi miyim? eskisi gibi olmak zorunda mıyız?
ve kalkıyorum yatağımdan. yüzümü bile yıkamadan mutfağa koşuyorum, kimse yok. merdivenlerden iniyorum, bir şeylerden kaçıyormuş gibi hissediyorum ama neyden kaçtığıma dair hiçbir fikrim yok. seni görüyorum, sizi. bana küçümseyen bakışlar atıyorsunuz, kafamı başka yere çeviriyorum. eve dönesim geliyor, dönmeyesim daha ağır basıyor ama. gittiğim yerden geri dönüp tekrardan, tekrar sizi görüyor ve suratınıza bakıyorum. yanınıza kadar geliyor ve gözlerinizin içine bakıyorum, gözlerinizdeki korkuyu atıyorum aklıma. nefretinizi ölçümlüyorum, dinozorların göktaşına duyduğu nefret kadar büyük. sizi sevmiyor, sizden nefret ediyorum. size bağırmak istiyorum "utandığınız geçmiş bana ait! benim utanmadığım geçmişten utanamazsınız." diye. utanıyorsunuz, benim yerime utanıyorsunuz haddinize olmayarak.
sizin yerinize, sizden nefret ediyorum. merak etmeyin, sorun değil, mühim değil... ben insanları utanmadıkları yerden değil, beklemedikleri yerden vurmayı seviyorum. ve siz, benim birini sevebileceğimi tahmin bile edemiyorsunuz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

sence şu an saat kaç?