Kayıtlar

Mayıs, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

üniversite mezunu.

Resim
küçüktüm. sanırım aklım almıyordu, aklım alsaydı böyle olmazdı. şimdi düşünüyorum benim derse gidip okulunu bitiren o çocuklardan ne farkım vardı? okulumu bitirseydim belki bu farkı anlamazdım. okulumu bitirmedim, hala anlamıyorum. belki farksızım, belki daha zekiyim ya da gerizekalı. anlamıyorum; acaba sizin şirket politikanıza göre o çocuk ile ben arasında bir fark var mı? grafik tasarım okusaydım eğer şirketiniz içinde bana göre bir yer var mıydı? okumadım, açık açık söylüyorum. acaba işletme mezunu patronlarınız okumuş grafiker ile benim aramdaki farkı anlar mı?

merhaba sayın patron, iktisadi ve idari birimler fakültesinden mezun olmanıza sevindim. üniversite hayatım boyunca derse gitmediğim zamanlarda fakültenizden bir çok dost edindim. bir gün radyo ve televizyon topluluğuna girdim, bir kaç grafik tasarım yaptıktan sonra fakültenize bağlı tüm topluluklarda tanınır hale geldim. neden mi? çünkü sizin saygıyla andığınız, şirketinize almak istediğiniz güzel sanatlar fakültesinin gr…

4 ay.

Resim
altı sene artı dört ay. yorgunluktan ayaklarım kopacak, bi saniye bile dayanmazdım sen olmasan. bi gün olur da güneş doğmazsa ya da batmazsa, kıyamet koparsa yani; koymaz bana yanımda olursan.

sevgilim...

ellerin, ellerime dokunsa... saatlerce bana baksan, saatlerce izlesem seni uykunda. sabah uyanınca kahvaltını hazırlasam mesela, ya da kahvaltımı hazırlasan. ya da uyanıp balkonda, beraber izlesek güneşin doğuşunu. "yeni bir gün, yine beraber. bir ömür, hep, beraber." desek birbirimize; güzel olurdu.

bir akşam vakti otururken en sevdiğimiz parkta... ve yarın iş olmasa, sabaha kadar otursak sohbetimiz eşliğinde. geçmişimizden bahsederken kızsak birbirimize, geleceğimizden bahsederken daha çok sevsek birbirimizi... güzel olurdu.

anlatarak bitmez belki hayallerimiz. ve anlatsak beraber, yeni bir yol oluştururuz dünya turumuz için. haberin yok belki, gözlerinde bitirdim ben dünya turunu; şimdi birlikte gitme vakti. topla her şeyini, toplayayım her şeyimi... benim için bir sen …

siz hiç başarısızlığı çantanızda taşıdınız mı?

Resim
henüz 23 yaşındayım. geçenlerde bir yazı okudum. bana "hayatı aceleye getirme" diyordu. yine uzun bir zaman önce geçenlerde birileri bana "steve jobs üniversiteyi bırakmış. sonra apple'ı kurmuş." diyordu. biraz daha önceye gidebilirim. google'ın küçük bir garajda kurulduğu gerçeğine kadar yani. insanların öğütlerinden bahsetmekse konu, hayatımın her köşesini anlatabilirim. memur olmamı isteyenlerden, değer verdiğim her şeyi hiçe saymamı bekleyenlerden girebilirim konuya. dolabımdan hiç çıkarmadığım, "bir gün başarılı bir insan olacaksın." dendikten sonra verilmiş kol düğmelerinden bile bahsedebilirim. hiçbir şeyi değiştirmez, biliyorum. hiçbir şeyin değişmesini istemiyorum zaten... sadece, anlatasım var.

iki üniversite gördüm ben. ikisini de bitirmedim. birini daha üçüncü ayımın başında bıraktım. diğeri 5 sene sürdü, bırakmak üzereyim. üniversiteyi bırakmak iyi bir şey değil, biliyorum; fakat üniversiteyi bitirmek de zannedildiği kadar iyi değil.…