4 ay.


altı sene artı dört ay. yorgunluktan ayaklarım kopacak, bi saniye bile dayanmazdım sen olmasan. bi gün olur da güneş doğmazsa ya da batmazsa, kıyamet koparsa yani; koymaz bana yanımda olursan.

sevgilim...

ellerin, ellerime dokunsa... saatlerce bana baksan, saatlerce izlesem seni uykunda. sabah uyanınca kahvaltını hazırlasam mesela, ya da kahvaltımı hazırlasan. ya da uyanıp balkonda, beraber izlesek güneşin doğuşunu. "yeni bir gün, yine beraber. bir ömür, hep, beraber." desek birbirimize; güzel olurdu.

bir akşam vakti otururken en sevdiğimiz parkta... ve yarın iş olmasa, sabaha kadar otursak sohbetimiz eşliğinde. geçmişimizden bahsederken kızsak birbirimize, geleceğimizden bahsederken daha çok sevsek birbirimizi... güzel olurdu.

anlatarak bitmez belki hayallerimiz. ve anlatsak beraber, yeni bir yol oluştururuz dünya turumuz için. haberin yok belki, gözlerinde bitirdim ben dünya turunu; şimdi birlikte gitme vakti. topla her şeyini, toplayayım her şeyimi... benim için bir sen yetersin, bir de küçük bir valiz. gerisi belki maldivlerde bir mutluluk oteli, belki prag'da hatıra defteri.

zaman geçiyor, zamanın sensiz geçmemesini istesem bile. fakat altı senede öğrendim ki hiçbi şey için geç değil. hala kafamda altı sene öncesi. ezgi kafe'de ilk çay içişimiz, burger king'de biraz hayat dersi. geçmiş ile geçilmiş biraz dalga tıpkı şimdiki günler gibi. ve en önemlisi sen ve ben... biraz ayrıntı gerisi.

keşke daha iyi hatırlayabilseydim. keşke ressam olsaydım da yanımda olduğun ilk anı resmedebilseydim. belki de en büyük keşkelerimden biridir altı sene önce sana "seni seviyorum" dememek, belki de en büyük iyiliğidir tanrının bana.

elinden tutmayı en çok istediğim an geçmişte, bir gün beraberdik sıhhiye köprüsünde. belki hatırlarsın, resimlerimiz vardı; belki hatırlamazsın bunu ama sana en sıkı orada sarıldım. gitme diye, kal diye, bir kaç dakika daha olsun diye... ben hatırlıyorum, tıpkı dün gibi.

sevgilim...

şiirleri sevmem çünkü yazamaz hiçbir şair seni ne kadar sevdiğimi. ayrıca hiçbir şaire yazdırmam böyle bir güzelliği. bu aşk değil, daha fazlası; anlatmaya yetmez hiçbir süslü anlatım kelimesi.

bana en büyük şiir sensin, benim için en büyük süslü anlatım gözlerin. geleceğim, geçmişim, altı senem, dört ayım... hepsi sensin. en büyük yaram, en büyük mutluluğum, en büyük terk edilişim ve en büyük kavuşmuşluğum sensin.

iyi ki varsın. şimdilik altı senem artı dört ayım; yakında altı senem artı hayatımsın.

seni seviyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

evet dostum, hayatın yükümlülükleri var.