hayallerinden fazlası...

yarın hafta sonu. ben hala işsizim. geleceğe dair çok fazla plan kurdum yeni bir işe başlayacağım diye. belki beraber yurt dışına çıkarız, belki bilmediğimiz yerlerde turlarız, belki de fark etmediğimiz şeyleri fark ederiz diye. bir an kolayca zengin olabileceğimi sandım. bir an oldukça yetenekli olduğumu düşündüm. bir an istediğim her şeyi yapabileceğimi. bir anda kaybettim sonra, bir an sonra fark ettim ki; ben o kadar başarılı değilim.

korkuyorum. hayatımda ilk defa hayallerimi gerçekleştiremeyeceğim diye korkuyorum. normalde olsa, hayallerimi kurar, bir yerlere yazar, birileriyle paylaşır sonra başkalarının gerçekleştirmesine ön ayak olurdum. hatta iyi bir miktarda para verecek kişiye satmaya bile razı olurdum. şimdi bencilce davrandığım, tamamen sahiplendiğim, beraber gerçekleştirmek istediğim hayallerim var. inanır mısın bilmiyorum; hayallerimi kaybetmeye alışmışken, onlara tekrar tutunmanın hazzını yaşıyorum. fakat gerçekleştiremeyecek olma düşüncesiyle savaşıyorum bunu yaparken.

yarın hafta sonu. güneş yine doğacak, sonra batacak. bir hafta sonu geçti derken, diğer bir hafta sonu başlayacak. ve sonra diğeri. ve sonra diğeri... içimin şeytani tarafı "hafta sonlarında hiçbir şey yapamayacaksın." diyor, içimin pollyanna tarafıysa "düzelecek, her şey geçecek ve yoluna girecek."

beraberken anlattığın hayalleri düşünüyorum sonra. ne güzel olurdu devam edebilseydim, ne güzel olurdu hayallerini gerçekleştirebilseydim. "keşke..." diyorum, "keşke hayallerini anlatırken suratım asılmasaydı. senin o mükemmel hayallerini dinlerken gülümseyebilseydim. gönül rahatlığıyla, yutkunmadan, boğulacak gibi hissetmeden 'evet aşkım, 1 ay sonra yapabileceğiz.' diyebilseydim." fakat sonra en başa dönüyorum, yazının en başına. bir an sonra fark ediyorum ki; ben o kadar başarılı değilim.

korkuyorum. biliyorum, korkmak gayet normal bir şey. biliyorum, yeni bir şehre ayak uydurmak ve yeni bir şehirde yeni bir şeyler yapmaya çalışmak zor. biliyorum, kimse kısa bir süre içerisinde zengin olamıyor, kimse kısa bir süre içerisinde bir şeyler başaramıyor. fakat benim sabrım tükeniyor, sabrımın limitlerini zorluyorum. bir şeyler başarmak zorundayım, bir şeyler yapmam gerekiyor. bir şeyler için savaşmam gerekiyor, çabalamam çalışmam gerekiyor. bazen... bazı şeyleri bilmek yetmiyor işte; bazen tüm dünyayı karşısına alıp "doğru bildiğiniz şeyin karşısındayım." demek istiyor insan. bazen tüm olumsuz şartlar altında olumluyu yaratmak istiyor; bazen bir mucize. mucizeye de çok güvenmiyor tabi insan; çünkü mucizeler sadece haber başlıklarında var. ne bir mucize oluyor, ne de başka bir şey...

yarın hafta sonu. düşünüyorum ama içinden çıkamıyorum, düşünüyorum da nerede yanlış yaptığımı bir türlü anlayamıyorum. düşünüyorum da... ben bunun çok daha güzelini yaparım dediğim şeyleri neden yapamıyorum acaba? göstermek için fırsatını mı bulamıyorum, yoksa fırsatlara gözüm mü kapalı?

her şeye rağmen mutluyum. zaten, hayalleri var olan bir insan nasıl mutsuz olabilir ki? hayallerinin peşinden koşmak isteyen, son gücünü buna harcamak isteyen bir insan nasıl mutsuz olabilir? başarılı olmak için kaç defa deneme yapmalıyım, neyi denemeliyim bilmiyorum. kendime efsane hikayelerindeki edison'u mu örnek almalıyım? yani, bir şeyi 3000 defa mı denemeliyim? gerçekten bilmiyorum.

şimdi, beni mutlu edecek her şeye sahibim. yıllarca sahip olmadığım şeyi yazdığımı düşündüm ve aslında, yıllardır gerçekten sahip olmadığım şeyi yeni anlıyorum. ben, bir topluluğun başkan yardımcısı... koca bir üniversitenin grafik tasarımcısı...

- elinde, hayallerden fazlası var mı?
+ elbette var. fakat, hayallerimden ötesi var mı?
- elbette var. hayallerini satamayız. bize verdiğin şeyin bir değeri olmalı.

bir topluluğun başkan yardımcısı... koca bir üniversitenin grafik tasarımcısı... ve, hiçbir şeye yaramayan geçmişim.

+ sence öyle bir şey var mı?
- yoksa neden buradasın?
+ şansımı denemek istedim.

şans mı? oldu.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yıl.

neden rap(müzik) yapamadık?

evet dostum, hayatın yükümlülükleri var.